9379,83%-1,10
37,87% 0,19
41,45% -1,09
3694,91% -2,67
6152,22% -0,18
Anadolu Milliyetçisi REMZİ OĞUZ ARIK'I ANALIM (1899- 3 Nisan 1954 )
'Anadolu milliyetçiliğinin öncülerinden'
Sancağıma en sevgili hürmetler,
Sancağıma eğilmeyen izzetler;
Sancağıma bütün dünya bir kurban,
Sancağıma ülke: Bütün bir Turan!
REMZİ OĞUZ ARIK
Türk arkeolog, yazar ve politikacı.
Türk Ocakları’nın Turancılık fikrinden etkilendi. Türk Ocakları’nın yayın organı Türk Yurdu’nda şiirler yazdı.
Remzi Oğuz Arık, 1899’da Adana’nın Kozan ilçesinde doğdu. Eğitimi için Selanik’e gitti. Buradan ağabeyi Miralay Mustafa Fevzi’nin bulunduğu İşkodra’ya gitti. İşkodra’nın işgali üzerine 1913’te İstanbul’a geri döndü ve Muallim Mektebi’nden mezun oldu.
Arık, Türk Ocakları’nı düzenli olarak ziyaret etti, Turancılık fikrinden etkilendi.
Türk Ocakları’nın yayın organı olan Türk Yurdu’nun 26 Eylül 1917 tarihli sayısında ilk eseri olan "Sancağım" başlıklı bir şiiri yayımlandı.
Arık, 1926'da Maarif'in Türkiye Cumhuriyeti'nin yurtdışına göndereceği öğrenciler arasında girdi. Arkeoloji ve sanat tarihi dalında Avrupa’ya gönderilen ilk Türk öğrenci idi (1926-1931) yılları arasında arkeoloji öğrenimi gördü.
Arık, Paris'teki öğrencilik yıllarında Avrupa’da eğitim gören yaklaşık 200 Türk öğrenciyi 1929 yılında Paris’te bir araya getirerek Türk Talebe Cemiyetini kurdu. Bu cemiyet, Avrupa'daki ilk Türk öğrenci birliği idi.
Arık, 1931'de yurda döndükten sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde arkeoloji uzman yardımcısı oldu. 1933'te Maarif Vekaleti arkeoloğu olarak Ankara'da görevlendirildi.
1935 yılında Türk Tarih Kurumu üyesi oldu. Anadolu'nun çok yerinde arkeolojik kazılarda başkanlık yaptı.
Öğretmenliği sırasında bir yandan da Edebiyat Fakültesi'nde felsefe öğrenimi gördü. 1939'da profesörü unvanını aldı.
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel ile arasında çıkan tartışma sonucu üniversitedeki görevinden istifa etti.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışı sırasında güçlenen ümmetçilik, Osmanlıcılık ve Turancılık gibi akımlara tepki olarak Anadolu coğrafyasında yaşayanlar için Anadolu milliyetçiliği fikrini öne çıkarmıştır. Anadolu milliyetçiliğinin öncülerindendi.
1940'larda Millet dergisini yayımladı. 1942’nin Mayıs ayından itibaren Millet Mecmuası'nı çıkardı. Bu dergi, Anadolucu milliyetçiliğin temel dergisi idi. Dönüm, Çığır, Millet, Hareket gibi dönemin milliyetçi dergilerinde yazılar yayımladı.
1944 yılında başlayan Irkçılık-Turancılık Davası sırasında kısa bir süre gözaltına alındı
1945 yılında Ankara Etnografya Müzesi müdürü olarak atandı. Akademik çalışmalarına 1947'de Ankara İlâhiyat Fakültesi İslam Sanatları Tarih kürsüsünü kurarak devam etti.
Siyasî Hayatta Bir İdealist
Oğuz Arık, 1950'de Demokrat Parti'den Seyhan milletvekili seçildi.
19 Mayıs 1952’de bu partiden ayrılarak arkadaşlarıyla 1952'de Türkiye Köylü Partisi'ni kurdu ve genel başkan seçildi.
Oğuz Arık, Seçim çalışmaları sırasında Adana-Ankara yolculuğu için bindiği uçağın havada infilak etmesi sonucu 3 Nisan 1954'te hayatını kaybetti.
Dolayısıyla partisi 2 Mayıs 1954 tarihindeki seçimlerde bir başarı kazanamadı. Bu sonuç görülünce, onun Türkiye Köylü Partisi, Osman Bölükbaşı’nın Cumhuriyetçi Millet Partisi ile birleşerek 1958’de Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi adını aldı.
1969 yılında tekrar bir isim değiştirme yaşandı ve Milliyetçi Hareket Partisi ortaya çıktı.
Arık'ın hayattayken irili ufaklı 21 eseri yayımlanmıştı. Bunların çoğu, bilim dalı olarak seçtiği arkeoloji ve sanat tarihiyle ilgilidir.
Remzi Oğuz her Türk Ocaklı gibi, ruhen Turancıdır. Ziya Gökalp, bütün Türklük fikrini, Türkiyecilik, Oğuzculuk ve Turancılık olarak üç basamakta ifade etmişti. Bunların hepsi, dünyanın her bir köşesindeki Türk’ün mutluluğunu arzulamaktır. Anadoluculuk veya Türkiyecilik, dünya yoktur.
Arık 3 Nisan 1954'te hayatını kaybetti.
Kabri Ankara’da Asrî Mezarlık’taki şehitliktedir.
Ruhun Şad Olsun.
Derleyen: Sefer EREN
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ REMZİ OĞUZ ARIK HOCAMIZ BİZLERE VE ÜLKEMİZE HER YÖNDEN FAYDALARI OLMUŞTUR...
Eserleri
-Adana Ticaret Rehberi, 1924
Küçük Borçlu, ilkokul çocukları için Jeanne Meret'den çeviri öyküler, 1926
-Alacahöyük Hafriyatı, 1937
-Karaoğlan Kazıları, 1938
-Köy kadını - Memleket Parçaları, 1944
-Halkevlerimizde Müze, Tarih ve Folklor Çalışmaları Kılavuzu (1947)
-İdeal ve İdeoloji, 1947.
-Les Fouilles Archeologiques En Turquie (1950)
-L'Organisation des Musees en Turquie (1950)
-Türk Müzeciliğine Bakış (İki ayrı cilt, Türkçe ve Fransızca, 1953)
-Truva Klavuzu, 1953
-Coğrafyadan Vatana, 1956.
-Veraset ve Cemiyet, 1957
-Türk İnkılabı ve Milliyetçiliğimiz, 1958
-Türk Gençliğine, 1968
-Gurbet-İnmeyen Bayrak, 1968
-Meseleler, 1974
-Türk Sanatı, 1976
BAZI SÖZLERİ:
-"Türk milliyetçisinin herşeyden önce, herşeyin üstünde yurdunu, milletini sevmesidir. Biz, kimseden, kimsenin milletinden yurdundan nefret etmiyoruz. Sadece kendi yurdumuzu, kendi milletimizi sevmekle işe başlıyoruz."
-"Bizim kalan ve vatana layık olan insan, Türklüğün tâ kalbindedir."
-"Türk gençliği! Amma unutma ki asıl bahtsız ve şerefsiz nesil, her şeyi , bir mirasyedi beyzade, paşazade, ağazade gibi hazır bulandır! Bu tür mirasyediler bir şey yapamazlar! Onların rolü ; bir çiçeği veya fidanı yetiştiren gübre olmaktır."
-"Yüzlerce yıl İmparatorluk içeriden, düşmanlar dışarıdan Türkiye'yi yedi."
-"Türk milliyetçisinin herşeyden önce, herşeyin üstünde yurdunu, milletini sevmesidir. Biz, kimseden, kimsenin milletinden yurdundan nefret etmiyoruz. Sadece kendi yurdumuzu, kendi milletimizi sevmekle işe başlıyoruz."
SANCAĞIM
Türk oğluyum sancak benim imanım
Ay, yıldızın manaları Kur’anım
Güzel rengi beni göğe yükseltir.
Yurdum için neler neler diletir!
Çırpınışı ebediyet çizgisi!
Dalgın ruhum neden sever bu sesi?
Onun ipek hışıltısı denizlerin,
Seherlerin gülmesinden daha şirin!
Onun mağrur bakışları hür ülkerin
Sedef ruhlu nazarından daha derin!
Onun her bir dalgasında tarihimin hiç sönmez
Nuru şanlar aydınlatan hatırası yazılı;
Gül yüzünün destanında Türk ırkının hiç dönmez
Mertliğinin en mübarek harikası basılı!
Ben onunla yıldırıma karşı koyar beklerim;
O oldukça titremeden ölümlere gülerim
Çünkü onun siperleri çeliklerden canlıdır,
“Vatan, vatan!” diye ölmek, her ölümden şanlıdır.
Sancağıma en sevgili hürmetler,
Sancağıma eğilmeyen izzetler;
Sancağıma bütün dünya bir kurban,
Sancağıma ülke: Bütün bir Turan!