Rusya’nın Ukrayna’daki askeri harekatının gidişatı ve Kremlin içindeki güç odaklarının tutumu bize tek bir gerçeği fısıldıyor: Bu, sadece iki devlet arasındaki bir toprak anlaşmazlığı değil, bir sistemin kendi varlığını sürdürebilmek için seçtiği "sürekli savaş" modelidir. Ancak tarih kanıtlamıştır ki, iç kaynaklarını yenileyemeyen ve yalnızca saldırganlık üzerinden meşruiyet devşiren sistemler, er ya da geç kendi ağırlıkları altında çökmeye mahkumdur.
1. 100 Yıllık Korporasyon: Devlet İçinde Devlet
Rusya’nın bugünkü yönetim modelini anlamak için tarihin derinliklerine, özellikle istihbarat servislerinin evrimleşme aşamalarına bakmak gerekir. Bir asır boyunca devleti korumakla yükümlü olan kurumlar, zamanla devleti bizzat yöneten bir "istihbaratçılar korporasyonuna" dönüşmüştür.
Bugünkü Rusya Federasyonu klasik anlamda bir cumhuriyet değildir; o, özel servislerin stratejik çıkarlarını hayata geçiren bir platformdur. Bu yapıda savaş bir "siyasi hata" değil, sistemin nefes alabilmesi için ihtiyaç duyduğu oksijendir. Sistem barış koşullarında işleyemez; çünkü barış; şeffaflık, hesap verebilirlik ve rekabet gerektirir. Bunlar ise "korporatif yönetim" için bir idam fermanı niteliğindedir.
2. Savaşın Ekonomik-Politik Lojistiği
Kremlin için Ukrayna cephesi sadece harita üzerindeki çizgilerden ibaret değildir. Bu cephe, iç huzursuzluğu bastırmak ve elitleri tek bir merkez etrafında "korku zinciriyle" bağlamak için bir araçtır. Ancak burada devasa bir "hesap hatası" mevcuttur. Modern savaşlar sadece füzelerle değil, teknolojik üstünlük ve finansal dayanıklılıkla kazanılır. Rus ekonomisi şu an "askeri raylar" üzerinde ilerliyor olsa da, bu uzun vadeli bir kalkınma değil, kaynakların hızla tüketilmesidir.
3. Finalin Anatomisi: Ne Zaman ve Nasıl?
Savaşın sonu diplomatik masada değil, sistemin kendi iç dikey hattında (vertikalinde) gerçekleşecektir. Bu çöküşü birkaç aşamada göreceğiz:
Serebral İflas (Beyin Ölümü): Kararların merkezden çevreye ulaşmaması ve bürokratik mekanizmanın karar alma yetisini kaybederek donması.
Psikolojik Kırılma Noktası: Savaşın getirdiği ağır bedellerin Moskova ve Saint Petersburg gibi "tok" ve imtiyazlı şehirlerin kapısını çalması.
Öznelliğin Kayıp Zamanı: Rusya’nın küresel bir aktör statüsünden hızla uzaklaşarak, kendi iç kaosunu dahi yönetemeyen bir araziye dönüşmesi.
4. Yeni Jeopolitik Mimari
Ukrayna bu savaşta sadece kendi topraklarını savunmuyor; aynı zamanda Avrupa’nın güvenlik kalkanını yeniden inşa ediyor. Sistemin "buharlaşması" süreci tamamlandığında, post-Rusya mekanında birden fazla bağımsız güç merkezinin ortaya çıktığına şahit olacağız. Bu da demek oluyor ki, gelecekteki barış anlaşması mevcut iktidarla değil, dağılan sistemin enkazı üzerinde yükselecek yeni bölgesel aktörlerle imzalanacaktır.
Post-Sistem Öngörüsü ve Günün Sorusu
Rusya içindeki bu tektonik çatlakların gölgesinde şu manzara artık netleşmiştir: Moskova için artık bir "zafer" kavramı mevcut değildir; sadece "mevcudiyetini koruma süresi" vardır. Asıl soru ise, Rusya’nın iç çöküşünden sonra oluşacak jeopolitik boşluğun nasıl dolacağıdır. Kuzeydeki "büyük duvar" yıkıldığında, bu sadece Ukrayna için değil, tüm Avrasya coğrafyası için yeni bir çağın başlangıcı olacaktır.
Günün Sorusu: Eğer merkezi otoritenin "buharlaşması" senaryosu gerçekleşirse, Azerbaycan ve Türkiye’nin öncülük ettiği Türk Devletleri Teşkilatı, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da oluşacak güvenlik vakumunu doldurmaya, yani bölgenin tek düzenleyici gücü olmaya ne kadar hazırdır? Kaosu yönetmek için kendi "jeopolitik kalkanımızı" yeterince sağlam kurabildik mi?
Sonuç olarak; Kremlin’in "duramama" sendromu onu uçuruma sürükleyen temel faktördür. Tarihsel satranç tahtasında piyonlar feda edilebilir, ancak şahın hareket imkanları daraldıkça mat kaçınılmaz olur. Bizler şu an bu oyunun son partisini izliyoruz.
#ErdenTimur #ŞeymaSubaşı #GalataKöprüsü #Mutlu #JusticeForGaza #YeniYıl #2026yılı #Eren #Sağlıklı #GökmenÖzdenak #Amin #ŞeymaSubaşı #ZohranMamdani #ErdenTimur #Müslüman #NewYork #DevletBahçeli