Menü Barın Ajans
Diyar HERMZİ

Diyar HERMZİ

Tarih: 17.03.2026 09:48

Neden savaş?

Facebook Twitter Linked-in


Bu sorular yeni değil; ancak her çağda yeniden karşımıza çıkıyor. Sanki insanlık, uzun süren acılarından hâlâ ders almamış gibi.
Tarih savaşlarla, kanla ve gözyaşıyla dolu. Buna rağmen insan hâlâ aynı hataları tekrarlıyor.
Acaba biz hâlâ medeniyet olarak olgunlaşamadık mı? Övündüğümüz bilimsel ilerleme, ahlaki ve insani bir olgunlukla birlikte mi gelmedi?
İnsan aya ulaştı, atomun ve uzayın sırlarını çözdü; ama eski arzularını yenemedi: açgözlülük, güç tutkusu ve egemen olma isteği.
Bazen sanki insanların zihinlerinde bozuk hücreler var gibi görünüyor; biyolojik değil, düşünsel ve ahlaki hücreler… Fanatizm, nefret ve açgözlülük hücreleri.
Bu hücreler akıl geri çekildiğinde ve değerler zayıfladığında büyür; ardından insanı, dünyayı yok etmeden önce kendisini yok eden çatışmalara ve savaşlara dönüşür.
Bugün neredeyiz? Aydınlığa mı ilerliyoruz, yoksa hâlâ tarihin karanlığında mı sıkışıp kaldık?
Gerçek şu ki insanlık her zaman iki yol arasında durur: güç, egemenlik ve savaş yolu ile adalet, hoşgörü ve barış yolu.
Ama barış, savaştan daha büyük bir cesaret ister. Yüksek bir ahlaki bilinç gerektirir; insanın kendi bencilliğini kontrol edebilmesini ve başkalarının insanlığına saygı duymasını ister.
Gerçek medeniyet; inşa ettiğimiz gökdelenlerle ya da sahip olduğumuz gelişmiş silahlarla ölçülmez. Asıl ölçü, engelleyebildiğimiz savaşlar ve insanlar arasında yayabildiğimiz adalet ve merhamettir.
Ve insanlığın vicdanı önünde şu soru hâlâ açık duruyor:
Bir gün eşit insanlar olarak yaşamayı öğrenebilecek miyiz, yoksa açgözlülük ve çatışmanın esiri olmaya devam mı edeceğiz?


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —