Bugün Arefe.
Yüce Allah’ıma şükürler olsun ki, bize bir Ramazanı daha yaşattı.
İnşaallah dua ve ibadetlerimizi kabul eyler Allah’ım.
Bu Ramazan’da her sene olduğu gibi küffar ve şeytan yapacağını yaptı.
Son yıllarda küffar hep Ramazan’da Müslüman kanı döküyor, İslam devletlerinde katliamlar yapıyor, İslam topraklarını işgal ediyor.
Son 3 yılda ilk önce Gazze’de çoluk çocuk demeden katledildi. Şimdi ise İran’da küffar insanları Ramazan ayında katlediyor.
Bunlar hep bilinçli, düşünülerek yapılan işgal ve katliamlardır.
Bu küffar 1420 senedir yaptığını tekrar tekrar yine yapıyor.
Yapmaya da devam edecektir ya da etmek isteyecektir.
Dünya değişiyor, gelişiyor.
Ama değişmeyen tek bir şey vardır:
Hakla nahakkın savaşı.
Bu, insan yaratıldığından bugüne kadar devam eden bir mücadele, savaş.
Biz bu savaşı bildiğimiz için bu savaşa hazırlıklı olmalıyız.
Ama biz ne yapıyoruz?
Sadece birbirimizle savaşıyoruz.
Küffarın istediği gibi birbirimizle etnik savaştayız, mezhepçilik savaşındayız.
Birilerimiz nefsine esir düşerek para, koltuk için küffarın kölesi olmuşuz, ona hizmet ediyoruz.
Diğerlerimiz küffarın istediği gibi etnik, mezhep ayrımcılığı yaparak ümmeti bölüp parçalıyoruz.
Müslüman kardeşimizle düşman oluyor, küffarla dost oluyoruz.
Halbuki Yüce Allah bize mukaddes kitabımız Kur’an’da bizi uyarmıştır.
Kur’an’da Maide suresinde 51 ve 52. ayetlerinde Yüce Allah bize diyor:
Ey iman edenler,
Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar ancak birbirlerinin dostudurlar. İçinizden her kim onlara yardaklık ederse muhakkak onlardan sayılır.
Allah ise zulmedenleri doğru yola çıkarmaz.
Bakın Yüce Allah’ım ne güzel uyarmış bizleri.
Sanki bugün olanlar yazılmış kitabımızda.
Bugün darda olan, küffarla savaşan İran 40 senedir küffarla kol kola hareket ediyordu.
Küffarın istediği gibi İslam dünyasında mezhepçiliği yaymakla birbirini düşman etmek için gece gündüz çalışıyordu.
Diğer taraftan Ortadoğu’nun hemen hemen bütün Ehli sünnet ülkelerinin hepsinde ya ABD’nin, ya İngiltere’nin ya da Fransa’nın askeri üsleri vardır.
İran dahil bütün ülkeler de şeytanın askeri İsrail devletiyle açık ya da gizli işbirliği içindeler.
O İsrail ki 70 senedir Filistin’de katliamlar yapıyor ve güçlendikçe bu katliamlarını bütün Ortadoğu’ya yaymayı amaçlıyor.
Bugün Ortadoğu kanlar içindedir.
Ama halen akıllanmamışız.
İran bu durumda bile mezhepçilik yapma peşinde.
Sünni Arap devletleri ise halen Amerika’dan, Çin’den, hatta İsrail’den medet umuyorlar.
Halbuki bugün, tarihin bütün sayfalarında olduğu gibi, küffara karşı savaşabilecek, onu yenebilecek tek bir devlet vardır.
O da Türkiye’dir.
Bugün herkes Türkiye’nin etrafında birleşmelidir.
Türkiye’ye ekonomik destek vermelidirler.
Askeri anlaşmalar yapmalıdırlar.
Amerika’nın işlevsiz silahlarını değil, Türkiye’nin modern silahlarını alarak ordularını Amerika’nın ve İsrail’in etkisi altından çıkarmalıdırlar.
Yoksa bugün Türkiye etrafında birleşmezsek, Amerika bölgede hakimiyetini kaybettiği gün bölgenin sahibi Çin olacaktır.
Çin’in Amerika’dan hiç farkı yoktur.
Belki de Amerika’dan daha kötü olacaktır.
Kimse düşünmesin ki Çin bölgeye yerleşirse İsrail’e düşman olacaktır.
Tam tersi.
Çin bölgeyi sahiplenirse İsrail ikinci baharını yaşayacaktır.
Amerika ile savaşan İran artık Çin’in bölgeye gelmesi için zemin hazırlamaktadır.
Onun için hem içimizdeki ayrılıkçılara hem dışarıdaki ayrılıkçılara karşı keskin mücadele ederek onları susturmalıyız.
Gün mezhepçilik günü değildir.
Gün etnik ayrımcılık günü değildir.
Gün birlik günüdür.
Ramazan birlik beraberlik ayıdır.
İnşaallah bu Ramazan bize gerçek birlik getirir.
İslam dünyasında akan kanlar durur.