Bir milletin yükselişi, millî ve manevî değerleriyle paralel şekilde gerçekleşir. Çöküşü de aynı doğrultuda olur.
Türk-İslam kültürü, dünyada eşi benzeri olmayan; insanlığa hizmet eden, insanlığa örnek olmuş büyük bir medeniyettir. O, insanlığın ak yüzüdür. Türk ve İslam medeniyetini birbirinden ayırdığınızda geriye anlamlı bir bütün kalmaz.
Yaklaşık 150 yıl önce, Türk maskesi takmış bazı unsurlar (Jön Türkler, mason yapılanmalar) bu ayrıştırmayı başarmıştır. Bunun sonucunda topraklar kaybedilmiş, işgaller başlamıştır.
İkinci aşamada ise Türk-İslam medeniyeti küçümsenmiş, aşağılanmış; bunun yerine Batı kültürü olduğu gibi taklit edilmeye çalışılmış ve ne yazık ki bu konuda kısmen muvaffak olunmuştur.
Oysa tarih boyunca bütün milletler arasında kültürel etkileşim olmuştur. Her millet, başka milletlerin kültüründen kendine uygun olanı almış, kendi örf ve adetlerine uyarlayarak benimsemiştir. Bu son derece doğaldır.
Ancak bin yıllık kendi kültürünü aşağılayarak başka bir kültürü yüceltmek, açık bir aşağılık kompleksidir. Hele ki yüzyıllar boyunca dünyaya ilim, irfan ve devlet adamları yetiştirmiş bir medeniyeti küçümsemek; millete ve vatana karşı bir ihanet olarak değerlendirilmelidir.
Son yıllarda bizlere “yüksek medeniyet” olarak sunulan Batı’nın; siyaset, iş dünyası, sanat ve edebiyat alanlarında nasıl bir çürüme yaşadığını açıkça görüyoruz. Dünyaca tanınmış pek çok siyasetçi ve milyarder iş insanının ahlaki çöküntü içinde olduğu artık gizlenememektedir.
Bu yozlaşmış kültürün zirvesine yerleştirilen örnekler üzerinden gençliğe rol model dayatılması, Türkiye’de de Türk-İslam medeniyetine karşı mesafeli duran çevrelerin bilinçli bir çabasıdır. Özellikle gençler, ahlaksızlığa ve kimliksizliğe alıştırılmak istenmektedir.
Bu çevreler, sahip oldukları tüm imkânları kullanarak Türk gençliğinin özüne dönmesinin önüne set çekmeye çalışmaktadır.
Türk gençliği, terazinin bir kefesine Selçuk Bayraktar gibi; ülkesine teknoloji üreten, sağlam aile yapısına sahip insanları; diğer kefesine ise son dönemlerde isimleri skandallarla anılan, Batı yaşam tarzını taklit eden figürleri koyarak kime özenmesi gerektiğini iyi düşünmelidir.
Biri insanı sağlıklı, üretken ve onurlu bir hayata taşır; diğeri ise uyuşturucuya, ahlaksızlığa ve yok oluşa sürükler.
Artık dünyada “Batı kültürü” diye idealize edilecek bir yapı kalmamıştır. Avrupa’nın yüzyıllar içinde oluşturduğu medeniyet, önce içeriden çürütülmüş; ardından bu çürüme bize “ilerleme” diye sunulmaya çalışılmıştır. Amaç, bin yıllık Türk-İslam medeniyetini zayıflatmak ve yok etmektir. Bu çaba bugün de devam etmektedir.
Bizim hem kurtuluşumuzun hem de yeniden yükselişimizin anahtarı, öz medeniyetimizdedir:
Türk-İslam medeniyetinde.
#ErdenTimur #ŞeymaSubaşı #GalataKöprüsü #Mutlu #JusticeForGaza #YeniYıl #2026yılı #Eren #Sağlıklı #GökmenÖzdenak #Amin #ŞeymaSubaşı #ZohranMamdani #ErdenTimur #Müslüman #NewYork #DevletBahçeli