Abil HASANOV

Tarih: 29.01.2026 21:48

Berlin’in Resti, Tahran’ın Batışı: Merz’in Mesajı Neyin Habercisi?"

Facebook Twitter Linked-in


​"Evet değerli dostlar, bugün siyasi tarihin en kritik kırılma noktalarından birine tanıklık ediyoruz. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin’de öyle bir açıklama yaptı ki, bu sadece diplomatik bir not değil; aslında yıllardır biriken o devasa 'öfke volkanının' patlamasıdır. Merz’in bugünkü çıkışını tek bir manşetle özetleyebiliriz: 'Avrupa artık Tahran rejiminden elini tamamen çekmiştir.'
​1. Merz’in Neşter Operasyonu: Devrim Muhafızları ve Meşruiyet Kaybı
​Bakın, Merz açıkça diyor ki: '30 bin insanın kanı üzerine kurulu bir yönetim, artık bizim için meşru bir hükümet değildir.' Bu ne anlama geliyor? Bu, Berlin için yıllardır süren 'diyalog' ve 'yumuşak güç' illüzyonunun rüya olmaktan çıkıp kabusa dönüşmesidir. Merz’in, Devrim Muhafızları Ordusu’nu (Pasdaran) terör listesine alma ısrarı ise rejimin ekonomik ve askeri 'omurgasını' kırma girişimidir. Çünkü bu yapı sadece bir ordu değil; milyarlarca dolarlık dev bir holdingdir. Merz bu adımla rejimin nefes borusunu, yani Avrupa’daki fonlarını ve hareket kabiliyetini tıkıyor.
​2. Bölgesel Satranç: Kim Kazanıyor, Kim Kaybediyor?
​Değerli dostlar, Merz’in attığı bu 'jeopolitik taş' sadece Tahran’ın camını kırmakla kalmıyor; Ankara’nın, Moskova’nın ve Bakü’nün de masasına düşüyor.
​Moskova Cephesi: Rusya için bu, bölgedeki en stratejik müttefikini kaybetmek ve Ukrayna sahasında kullandığı o meşhur 'Şahid' dronlarının kaynağının kuruması demek. Putin şimdi anlıyor ki; Merz’in bu çıkışı aslında kendisine verilen bir 'yalnızlaşacaksın' mesajıdır.
​Ankara Faktörü: Türkiye şu an 'bıçak kemiğe dayandı' gerçeğiyle karşı karşıya. Bir yanda komşu İran’ın kaosu, diğer yanda NATO müttefiki Almanya’nın kararlılığı. Merz, Erdoğan’a dolaylı yoldan şunu söylüyor: 'Safını belirle, çünkü fırtına koptu.'
​Bakü ve Kafkaslar: Azerbaycan bu denklemde en soğukkanlı oyuncu olmak zorunda. Tahran’ın zayıflaması Bakü’nün elini güçlendirse de, Merz’in işaret ettiği 'geçiş dönemi' sınırlarımızda askeri teyakkuz demektir.
​3. Projeksiyon: Bizi Ne Bekliyor?
​Gelin gerçekçi olalım. Merz’in öngördüğü 'birkaç haftalık' süre belki biraz iyimser görünebilir ancak enflasyonun %60’a dayandığı, sokakların kan gölüne döndüğü ve Batı 'armadasının' kapıya dayandığı bir ortamda, bu rejimin 'yakıtı' bitmiştir.
​Benim öngörüm şudur: 2026 baharı İran’da sadece Nevruz’un gelişiyle değil, aynı zamanda on yıllardır süren teokratik yapının çöküşüyle hatırlanacak. Merz’in mesajı, Batı dünyasının bu süreçte 'tam mutabakata' vardığının tescilidir. Rejim belki bir süre daha şiddetle direnecek ama Merz’in de dediği gibi; ok yaydan çıkmıştır.
​Evet dostlar, siyaset dumanlıdır ama bu dumanın içinde artık Tahran’ın ışıkları sönmektedir. İzleyelim bakalım, satranç tahtasında bir sonraki hamle kimden gelecek..."


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —