Yazar: Abil Hasanov
2026: Otokrasinin Öz Yönetim Limitleri ve Çöküşün Jeopolitik Anatomisi
Jeopolitik duyguları sevmez; o yalnızca kaynakları, yörüngeleri ve stratejik derinliği tanır. Bugün tanık olduğumuz süreçler —ki yıllar önce siyaset bilimi laboratuarlarında öngörülmüştü— artık kaçınılmaz bir mantıksal sona doğru ilerliyor. Gelin, Rusya'nın iç ve dış cephesindeki durumu reel gerçekler prizmasından analiz edelim.
1. Savaşın "Daimi Motoru" ve Siyasi Tuzak
Savaş artık askeri bir hedef olmaktan çıkmış, rejimin yegâne varoluş biçimine dönüşmüştür. Bir otokrasi için savaşı durdurmak; "Bunca kayıp ne içindi?" sorusuyla yüzleşmek ve iç hesap verebilirlik mekanizmasını harekete geçirmek demektir.
Bilgi Vakumu: Kremlin'deki karar vericiler hâlâ "kazanıyoruz" illüzyonuyla besleniyor. Çünkü sistem içindeki süzgeçler öyle kurgulanmış ki, lidere yalnızca duymak istediği "iyi haberler" ulaşıyor.
Geri Adımın İmkansızlığı: 2026 yılının gerçeği şudur: Rusya yönetimi için herhangi bir taviz, siyasi felaketle eşdeğerdir. Bu nedenle "felakete kadar ileri" prensibiyle tüm köprüler yakılmış durumdadır.
2. "Yırtıcıların Dansı": Elitlerin İç Temizliği
Sistem içindeki baskılar artık klasik anlamda bir yolsuzlukla mücadele değildir. Bu, safi kaynak uğruna verilen bir biyolojik hayatta kalma mücadelesidir.
Kaynakların Daralması: Devlet hazinesi boşaldıkça ve dış gelirler yaptırımlarla kesildikçe, sistem içindeki "yırtıcılar" birbirinin malına göz dikmeye başladı. Bugün şahit olduğumuz vali ve general tutuklamaları, aslında "beslenme havzasının" yeniden paylaşılmasıdır.
Militaristlerin Kurban Edilmesi: En dikkat çekici nokta, savaşın en katı ideologlarının ve savunucularının hedef alınmasıdır. Rejim artık "aşırı vatansever" ve bağımsız sesi olan herkesten korkuyor; çünkü onlar potansiyel birer rakiptir.
3. Sosyal Sözleşmenin İflası: Buzdolabı vs. Televizyon
Vatandaşlara on yıllardır vaat edilen "istikrar ve refah" artık tarihe karıştı. Devlet artık vatandaşına bir "müşteri" gibi değil, "istismar edilecek bir kaynak" gözüyle bakıyor.
Mutfaktaki Baskı: İnternetin kısıtlanması, mesajlaşma uygulamalarının kapatılması ve vatandaş mevduatlarının devlet ihtiyaçları (askeri tahviller) için "dondurulma" ihtimali, bireyin son sığınağı olan özel hayatını elinden alıyor.
Gizli Protesto ve Apati: Toplumda barışa duyulan kitlesel özlem, bir gün patlama noktasına ulaşacak bir "sosyal enerji" biriktiriyor. İnsanlar destekledikleri için değil, sadece alternatifleri olmadığı ve korktukları için susuyorlar. Ancak bu sessizlik, devlet için en büyük stratejik tehdittir.
Stratejik Öngörü: Yörünge Nereye Gidiyor?
2026 yılında sistemin "otofaji" (kendi kendini yeme) aşamasını müşahede ediyoruz.
Askeri Boyutta: Teknolojik geri kalmışlık ve personel eksikliği, aktif askeri operasyonların yoğunluğunu minimuma indirecek; ancak "donmuş çatışma" rejimi yıllarca sürebilir.
Siyasi Boyutta: Elitlerin iç çatışması, yönetim aygıtında merkezkaç kuvvetlerini güçlendirecek. Bu durum, merkezi otoritenin zayıfladığı anda bölgesel bir kaosun başlangıcı olabilir.
Özet
Rusya gemisi şu anda tüm motorları devre dışı kalmış bir halde, sadece ataletle (eylemsizlik) hareket ediyor. Önünde ise hiçbir liman yok; yalnızca jeopolitik bir uçurum görünüyor.