Menü Barın Ajans
HASAN BARIN

HASAN BARIN

Tarih: 12.03.2026 17:17

“Atalarımızın İzinde: Türk Dünyasının Birliği Azerbaycan’dan Başlar”

Facebook Twitter Linked-in

Daha önce birkaç kez ziyaret ettiğim derneğe yaptığım ikinci ziyaretimde, derneğin genel başkanıyla ofisinde birlikteydik.
Bu sefer, muhtemelen vaktimiz olduğu için, daha önce sormadığı bir soruyu sordu:
“Öğretmenim, ülkedeki durum ve hava nasıl?”
— Sayın Başkan, durum iyi. Şu anda Kütahya’da hiçbir sorun yok. Bol yağmur yağıyor, maşallah!
Cevabımı aldıktan sonra kısa bir sessizlik oldu. Yüzünü şaşkınlıkla bana çevirdi ve soru sorar gibi bir tavırla sordu:
— Ne Kütahya’sı hocam? Sen Azerbaycanlı değil misin?
Her geldiğimde Azerbaycan’dan bahsetsem de doğup büyüdüğüm Kütahya’dan hiç bahsetmemiştim. Bu yüzden beni Azerbaycanlı sanmıştı.
“Önemli değil başkanım, beni Azerbaycanlı sandınız. O da benim ülkem,” dedim ve Azerbaycan hakkında neden bu kadar çok konuştuğumu açıkladım.
Bu yalnızca benim yaşadığım bir olay değil. Bu tür durumları çok sık yaşıyorum.
Beni tanıyanlar bile şu soruyu soruyor:
“Neden Azerbaycan?”
Diğer Türk devletleriyle bağlantılı derneklerin başkanları bile, bazen biraz sitem ederek bana şu soruyu yöneltiyorlar:
“Neden özellikle Azerbaycan hakkında yazıyorsunuz da diğer Türk devletleri hakkında yazmıyorsunuz?”
Şimdi kalemim hazır olmuşken bu sorulara cevap vermeye çalışayım.


Evet, neden Azerbaycan?
1. Tarihi biliyorum
Tarih okudum. Tarihi biliyorum. Çanakkale Savaşı’ndan daha eski olaylara kadar uzanan bir kardeşlikten söz ediyorum.
Enver ve Nuri Paşa döneminde yaşananlar, Azerbaycan devletinin kurtuluş mücadelesi, ülkenin zor zamanlarında Azerbaycanlı kadınların kollarındaki bilezikleri çıkararak Türk ordusuna bağışlamaları ve Kurtuluş Savaşı’na yardım göndermeleri…
Bütün bunlar iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendiren tarihi gerçeklerdir.


2. Stratejiyi biliyorum
Türkiye’nin ve diğer Türk devletlerinin geleceğinin; Avrupa’nın ya da başka güçlerin yanında durmakta değil, kendi aralarında kuracakları Türk Birliği’nde olduğuna inanıyorum.
Bir gün Avrupa ve diğer büyük güçlerin, bu Türk Birliği’nin gücünü kabul edeceğine inanıyorum.
Bu nedenle bizim bir stratejimiz var.
Ben bunu bir insan vücuduna benzetiyorum:
Türkiye beyin, Azerbaycan vücut, diğer Türk devletleri ise kollar ve bacaklar gibidir.
Bu, yalnızca benim değil, benim gibi düşünen pek çok kişinin görüşüdür.
Bazı insanlar şöyle diyebilir:
“Bunun için tarih okumaya ya da strateji bilmeye gerek yok.”
Haklılar.
Bu şekilde düşünenlere daha basit bir soru sormak isterim:
Bayramdan bir gün önce, yani arife günü ya da bayramın ilk günü yaptığımız ilk bayram ziyaretinin anlamı nedir?
Atalarımızın mezarlarını ziyaret etmez miyiz?
Baba, kaç nesil geçerse geçsin babadır.
Ced, kaç nesil geçerse geçsin yine ceddir.
Kim bilir, belki de atalarımızdan bazıları işgal altında kalmış topraklarda, mezarlarının başında bir dua bekliyordur ve biz bunun farkında bile değiliz.


İşte Azerbaycan toprakları, atalarımızın birkaç nesil önceki mezarlarının bulunduğu yerlerden biridir.
Azerbaycan’a daha fazla ilgi göstermemiz için bu başlı başına bir sebep değil midir?
Bu soruya bazı arkadaşlar şöyle cevap verebilir:
“Peki, atalarımızın mezarları Türkiye’nin başka şehirlerinde de var. Neden özellikle Azerbaycan?”
Bu soruyu soranlara önce teşekkür ederim.
Ancak merdiveni çıkarken onuncu basamağa birden çıkamayacağımızı da hatırlatırım.
Yukarıda insan vücudu benzetmesini yapmıştım.
Beyin olan Türkiye’den, vücut olan Azerbaycan’a ulaşıyoruz; Azerbaycan’dan da kollara ve bacaklara, yani diğer Türk devletlerine geçiyoruz.
Bazı okuyucularım, bu benzetmede kolları ve bacakları aşağılayıcı bir ifade olarak algılayabilir.
Ama unutmayalım:
Biz ayaklarımızla yürür, kollarımızla sarılırız.
Uzun yıllar sonra Türk dünyası birbirine güçlü bir şekilde bağlanacaksa, canlı bir organ olan beyin ve hayati organları barındıran vücut çok güçlü ve sağlıklı olmalıdır.


Aynı zamanda manevi olarak da güçlü bir bağ kurulmalıdır.
Azerbaycanlı arkadaşlarımın birçoğunun bana “Sen Azerbaycanlılardan daha Azerbaycanlısın” demesine ise her zaman şaşırmışımdır.
İnanın bana, benim Azerbaycan’a duyduğum ilgiyi garip bulanların şaşkınlığına ben de şaşırıyorum.
Sıradan, ölümlü, milliyetçi ama rütbesiz bir insan olarak;
“Neden Azerbaycan?” sorusunun yanı sıra bir adım daha ileri giderek şu soruya da cevap vermeye çalışıyorum:
“Neden hepimiz Azerbaycanlı olmalıyız?”
Saygılarımla.

 

 

 

 

 

 

 

 

#Azerbaycan #Türkiye #TürkDünyası #TürkBirliği #AzerbaycanTürkiyeKardeşliği #TekMilletİkiDevlet #TürkKardeşliği #TürkDevletleri #TürkBirliğiVizyonu #Turan #TürkTarihi #KardeşAzerbaycan #TürkDünyasıBirliği #TürkMilleti #TürkiyeAzerbaycan #Karabağ #AzerbaycanSevgisi #TürkJeopolitiği #TürkStratejisi #HasanBarın

#HindistanKrizi #Ekremİnamoğlu #BIMAS #taten #halkb #2024KPSS #MehmetAkifErsoy #İstiklalMarşı #MerkezBankası #faiz #EnverAysever #EmeklidenMüjdeSandıkta #FROTO #sasa #Litre #BülentArıç #BEACCOUNTABLE_BELIFT #YüzyılınYolsuzluğu #Nohut #HasbiDede #ÜmitPolat #AlperArıkan #Korkma #MüctebaHamaney #RojinKabaiş #Hakkıdır #MustafaKemalAtatürk #HaşdiŞabi  #CezalarAileYıkıyor


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —