Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü siyaset, yalnızca bugünü değil; 10–20 yıl sonrasını düşünerek tasarlanan ve uygulanan bir siyasettir. Türkiye, bölgesinde ve dünyada çok hızlı bir yayılmacılık değil; etki alanı kurma ve dostlarını güçlendirme siyaseti izlemektedir.
Türkiye, ABD ve Rusya gibi işgal, katliam ve köleleştirme siyaseti yürütmemektedir. Aksine, dünyanın dört bir yanında “dost” dediği devletleri asil anlamda güçlendirmektedir. Diğerleri gibi sömürmüyor; hem ortak yatırımlar yapıyor, hem de o devletlerin ekonomik ve askerî olarak güçlenmesine destek veriyor.
Dünyada ABD’nin desteklediği, Rusya’nın müttefik dediği ülkelerin sonunu son yıllarda herkes gördü. Sömürülmüş, hiçbir üretime sahip olmayan bu ülkelerin savunma sistemleri de yok denecek kadar zayıftır.
Ama Türkiye dostlarını güçlendiriyor. Hem de yalnızca silah satarak değil; o ülkelerle ortak savunma sanayi tesisleri kurarak, yerli üretimi destekleyerek.
Türkiye, Kafkasya’da Azerbaycan ile ortak SİHA ve füze üretmektedir.
Özbekistan ile anlaşmalar yapılmış olup, çok yakında orada da üretim başlayacaktır.
Pakistan’da artık savunma sanayisi silahlarının üretildiği tesisler vardır.
Afrika’da Türkiye’nin dostu Somali’de büyük işler yapılmaktadır.
Endonezya ile KAAN satış anlaşması imzalanmış, Endonezya aynı zamanda KAAN üretimine ortak olmak istemiştir.
Mısır ise Türk Savunma Sanayisi ile yakından ilgilenmektedir.
Türkiye içinde bazı körler ve sağırlar bunları görmek istemese de, dünya nefesini tutmuş Türkiye’yi izlemektedir. Artık onlar da kabul etmektedir ki, Türkiye’yi durdurmak mümkün değildir. Bütün ümitleri Türkiye’yi içeriden çözmektir.
Ellerinde kalan son silah ise PKK, PYD, SDG denilen terör gruplarıdır. Ancak Türkiye, emperyalizmin “böl, parçala, yönet” siyasetini bu bölgede uzun yıllardır uyguladığını bildiği için, zamanında Terörsüz Türkiye politikasını başlatmıştır.
150 senedir kardeşi kardeşe kırdıran, kardeşi kardeşe düşman eden emperyalist güçler şimdi son hamlelerini yapmak istemektedir. Uzun yıllar siyonist güçler; Ermeni’ye Kürt maskesi, Yahudi’ye Türk maskesi takarak sanal bir savaş başlatmış, iki kardeş halk arasında nefret oluşturmak ve kardeş savaşı çıkarmak istemiştir. Ancak buna milletimiz prim vermemiştir.
Bin yıllık kardeşliği kimse gerçek anlamda bozamamıştır.
Artık herkesin maskesi düşmektedir. Maskesi düşen Taşnak Ermenilerin ve siyonizme hizmet edenlerin asıl amacını herkes görmeye başlamıştır. Özellikle Gazze soykırımından sonra herkesin safı netleşmiştir.
İçeride birliğini sağlayan, dışarıda dostlarını güçlendiren Türkiye’yi artık dünyada durduracak bir güç yoktur; olamayacaktır.
Türkiye, 2030’a kadar dışarıda çok büyük mesafeler kat edecektir. ABD–Çin çekişmesi, Rusya–Ukrayna savaşı her yönüyle bizim lehimizedir. Bu savaş ne kadar uzarsa, Türkiye o kadar kârlı çıkacaktır. Rusya hızla çöküşe giderken, Avrupa Türkiye’ye muhtaç hâle gelmektedir.
Çin ile soğuk savaş yaşayan ABD’nin Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Ancak bu süreçte zaten ekonomik sıkıntı yaşayan ABD daha da zayıflayacak, zayıfladıkça elini İsrail’den ve Ortadoğu’dan çekmek zorunda kalacaktır.
Yani her şey bizim lehimize işlemektedir.
Yeter ki biz bir olalım, güçlü olalım. ASELSAN’da, BAYKAR’da, HAVELSAN’da, TUSAŞ’ta, ROKETSAN’da, TOGG’da ve adını sayamadığım diğer millî sanayi tesislerinde çalışanlar gibi gece gündüz, millî ruhla çalışırsak, Türkiye dünya süper gücü olur.
Bu güç, bu milletin geninde ve kanında vardır.
Atilla’dan bu yana 1700 yıldır dünyaya yön veren bir milletin karşısında kimse duramaz.
Yeter ki Kağanını seçerken doğru karar versin.
Türk milleti tarih boyunca güvendiği ve sevdiği Kağan’ın arkasından hiç düşünmeden ölüme giden bir millet olmuştur.
Yeter ki o Kağan, onu Kızılelma’ya götürsün.
Yeter ki o Kağan Nizam-ı Âlem savaşçısı olsun.
#SözMecliste #2025AGS #UnvlsciMemurStatü #MaliyeAGSye20BinOnay #FBvKON #GenelAfNerede #salı #İSPARK #Taylor #Messi #OktayYıldıran #GülşahDurbay #Talisca #Konyaspor #EmekYarımKalmamalı #Asensio #smrva #BRKVY #MaliyeAGSye20BinOnay #SeninleyizReis
Evet 297 Kişi
Hayır 11 Kişi