Türkiye çok büyük bir savaş içindedir. Bu öyle bir savaş ki, bence Türkiye’nin Kızıl Elma yolundaki en çetin bir savaşıdır. Bu savaş tam 20 yıldır sürüyor.
Hani derler ya, hain evin içinde olunca kapı kilit tutmaz.
Şimdi bu savaş, içerdeki hayinleri temizleme savaşıdır.
Bazıları kendini belli eden, bazıları ise hiç belli etmeyen sinsi bir düşmanla savaşıyor Türklük.
Bu savaşın temeli, bütün dünyanın yaptıkları iprençliklerden dolayı her yerden kovulan lanetli kavimin 1492’de Osmanlı topraklarına yerleştirilmesi zamanında atılmıştır.
Yaşadıkları her devlete ihanet eden, sırtından vuran bu lanetlenmiş kavim, Osmanlı topraklarına yerleştikleri günden bugüne kadar Türklerin ayağının altını kazımış, fırsat buldukça da arkadan darbeni indirmişlerdir.
Bu ihanetinde de her zaman Osmanlı vatandaşları olan diğer etnik grupları çok ustaca kullanmıştır bu lanetli kavim.
Kızıl Sultan Abdülhamit’in devrilmesinde, Balkan ayaklanmasında, ermeni isyanlarında ve yaptıkları katliamlarda hepsinde siyonist parmağı ve maliyesi vardır.
Pkk bir ermeni terör örgütüdür, bu kesin. Ama düşünce, idea yahudi düşüncesidir. Pkk’nın en büyük destekçileri siyonizmin idare ettiği devletler olmuştur:
Amerika
Sovyetler
Fransa
İsrail ve diğerleri. Hepsinin devlet idaresi dünya siyonizmi tarafından idare olunurdu ve olunuyor.
Bir de içerideki Türk kimlikli yehudi siyasiler, Küdüs’de ağlama düvarında ağlayan generaller ve gizli Yahudiler olan Patronlar kulübü.
Hepsi içerde Türk-Kürt, Alevi-Sünnü savaşı çıkarmak için ellerinden geleni yaptılar.
Ama Yüce Allah’ıma şükürler olsun ki, ufak çaplı olaylar hariç, bin yıllık kardeşliğimizin temelini kimse sarsamadı.
Çünkü bu temel sağlam temaldi; harcı kardeşlik ve imandan yoğrulmuş bir temeldi.
Son 20 yılda siyasete ve hakimiyete Başbuğ Alparslan Türkeş’in ve Prof. Necmettin Erbakan’ın talebeleri sahip çıkmaya başladıktan sonra Türkiye’de gözle görülür şekilde çok gergin bir iç savaş başladı.
Siyonizm önce Yahudi Ermeni karışımı, vatan haini feto’nu sahaya sürdü.
İlk açık müharebe 2013’te feto’nun kurduğu 17-25 Aralık kumpası ve ardından 2014’te MİT tırları olayında patlak verdi.
Bu müharebeni Türk devletçiliği kazandı.
İkinci en kanlı müharebe ise 15 Temmuz 2016’da oldu.
Bu muharebeni siyonizmin köpeği fetö alel acele yapmak mecburiyetindeydi.
Çünkü artık sonlarının yaklaştıklarının farkındaydılar.
Bu muharebede Türk Milleti 300 şehit ve 3000’e yakın yaralı vererek kazandı.
Ama düşman bitmedi.
Açık, gizli Türk devletine karşı savaşa devam ediyorlar.
Türk devleti de bu Türk milletine manevi, milli, ekonomik savaş açan, siyonist destekli düşmanlara karşı savaşı gece gündüz devam ettiriyor.
Yolsuzluğa, maneviyatsızlaştırmaya, narkotizme, milliyetsizleştirmeye, cinsizleştirmeye karşı çok çetin savaş veriyor bugün Türkiye.
Bütün bu hırsız yolsuzların, narkotik kullananların ve diğerlerinin tutuklanması sıradan bir, şahıslara yönelik bir operasyon değildir.
Bu milletin ve devletin geleceğini yok etmek isteyen siyonizm destekli güçlerin bertaraf edilmesi operasyonudur.
İki gün önce ise TBMM’de devletçilikle devletçiliğe karşı olanların son muharebesi baş verdi.
Bu şahısların kavgası değildi.
Bu sistemlerin savaşıydı.
Halkın oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk devletçiliği için çok önemli iki bakanlığa atama yaptı.
Her ikisi de devlet ve devletçilik için hiç korkmadan mücadele eden değerli şahıs.
İçişleri Bakanı olarak Mustafa Çiftçi.
Adalet Bakanlığı'na Akın Gürlek.
Her ikisi sınanmış, devletine milletine bağlı bürokrat.
Milli Mecliste yemin etmeleri anayasal haklarıdır.
Ve Milli Meclisin görevi onların yeminini dinlemek.
Yemin etmeye engel olmak ne demektir?
Bunlar bütün günü demokrasi, özgürlük diyorlar.
Bunların kafasındakı demokrasi budur mu?
80 yılda yaptıkları gibi, hakkı bağırarak, baskı yaparak, askeri kullanarak hakkı susturmak mıdır özgürlük?
28 Şubat’ta Rahmetli Necmettin Erbakan’a yaptıkları gibi.
Bu bir bakana karşı tepki değildir.
Biz bunu doğru değerdirmeliyik.
Bu, siyonizmin desteklediği kölelilik sisteminin Türk devletçiliğine karşı yaptığı savaşın son açık müharebesiydi.
Bu muharebeni de Türk devletçiliği kazandı.
Bundan sonra bu güçler yine karanlığa çekilerek gizli şavaşlarına devam edecekler.
Onun için yeni atanan Bakanlarımıza çok iş düşüyor.
Bütün gizli hayin güçleri aşikar edip cezalandırılmaları gerekiyor.
Büyük, süper güç Türkiye’nin içindeki hainlerin sayı en aza düşürülmesi şarttır.
Evet 291 Kişi
Hayır 10 Kişi