Bazı planlar vardır; yalnızca bir ülkenin değil, bir coğrafyanın kaderini değiştirir.
Bazı hamleler vardır; sadece bugünü değil, yarını da inşa eder.
“Terörsüz Türkiye” planı işte böyle bir iradenin ürünüdür.
Bu mesele sadece bizim milletimiz, sadece bizim topraklarımız meselesi değildir. Bunu hâlâ anlayamayanlar ya dünyayı okuyamıyor ya da okumak istemiyor. Çünkü Türkiye artık savunmada değil; oyunun merkezindedir.
Yıllardır Ortadoğu’ya kan, gözyaşı ve kaos taşıyan projelerin başında gelen sözde “Davut Koridoru”, kâğıt üzerinde çizilen ama sahada tutmayan bir hayaldi. İsrailoğullarının bölgeyi etnik fay hatları üzerinden parçalama planı; terörü, vekil örgütleri ve kirli istihbarat ağlarını besleyerek ilerliyordu. Ama hesap edemedikleri bir şey vardı:
Türk devlet aklı.
Sessizdir ama derindir.
Sabırlıdır ama unutmaz.
Geç kalmaz, acele etmez.
Bugün adım adım, ilmek ilmek işlenen büyük bir planın işleyişine tarihin içinden tanıklık ediyoruz. Terörsüz Türkiye söylemi bir temenni değil; sahada karşılığı olan, masada gücü hissedilen bir stratejidir. Ve bu strateji yalnızca dağları temizlemekle, sınırları korumakla sınırlı değildir. Bu, bir medeniyet yürüyüşüdür.
Şimdi soralım:
Terör neden bitirilmek isteniyor?
Gerçekten sadece güvenlik için mi?
Hayır. Terör; haritaları yeniden çizmek isteyenlerin kullandığı en kirli kalemdir. O kalem kırılmadan ne devletler huzura kavuşur ne de halklar nefes alabilir. Türkiye o kalemi kırmaya talip oldu. Hem de sadece kendi sınırları için değil, ümmetin ve mazlum coğrafyaların selameti için.
İşte tam bu noktada, Türk devlet aklının devreye aldığı asıl plan görünür oluyor:
Kudüs Koridoru.
Bu bir işgal planı değil.
Bu bir yayılma hayali hiç değil.
Bu; adaletin, istikrarın ve vicdanın koridorudur.
Tarih boyunca Türk sancağının dalgalandığı yerlerde kan değil nizam, zulüm değil adalet hâkim oldu. Bugün de aynı iddia, aynı sorumluluk omuzlarımızdadır. Kudüs, sadece bir şehir değil; bir imtihandır. Ve bu imtihanda sessiz kalanlar tarihe suskun, direnenler şahit yazılır.
Şunu herkes iyi bilsin:
Bu devlet öyle bir devlettir ki;
24 saatte 48 plan yapar,
Duruma göre her ihtimali masaya koyar,
49’uncu ihtimal için çalışmalara çoktan başlamıştır bile.
Çünkü bu devlet refleksle değil, akıl ve hafıza ile hareket eder. Günü kurtarmak için değil, yüzyılı kurmak için adım atar. Bugün terörsüz Türkiye konuşuluyorsa, bu yarın terörsüz bir bölgenin altyapısıdır.
Ve evet, bazıları bu özgüvenden rahatsız.
Bazıları bu yürüyüşten korkuyor.
Çünkü biliyorlar ki; Türk devleti sahaya indi mi, planlar bozulur, dengeler değişir.
Allah’ın izniyle, milletin duasıyla, devletin aklıyla…
O sancak bir gün yeniden dikilecek.
Zorla değil, zulümle değil;
Hak ederek, sabırla ve adaletle.
Tarih bunu daha önce yazdı.
Yine yazacak.
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi