Konu: İran’daki İç Karışıklıkların Rusya ve Bölgesel Güvenlik Mimarisine Etkileri
Bugün Orta Doğu’nun jeopolitik manzarası yeniden büyük bir sınavla karşı karşıya. Tahran’dan yükselen protesto sesleri sadece İran’ın bir iç meselesi değil, aynı zamanda Moskova’nın stratejik planları için çalan bir "alarm zili" niteliğindedir. Gelin, emosyonlardan arınıp gerçeklerin diliyle konuşalım: İran’daki sarsıntılar Kremlin için ne vaat ediyor?
Satranç Tahtasında "İran Atı"nın Kaybı
Rusya için İran sadece bir komşu değil, Batı’nın yaptırım duvarlarına karşı örülen "ikinci cephenin" ana sütunudur. Ukrayna poligonunda test edilen "Şahit" diplomasisi gösterdi ki, Tahran Moskova’nın askeri envanterindeki kritik boşlukları dolduruyor. Ancak bugün Tahran sokaklarındaki gerginlik, bu askeri sevkiyat hattının durma riskini doğuruyor.
Kremlin çok iyi biliyor ki; iç karışıklıklarla boğuşan bir İran, Rusya’nın askeri siparişlerini yerine getirmekte zorlanacaktır. İran ordusu ve SEPAH, dikkati dışarıdan içeriye, yani rejimin bekasına çevirmek zorunda kalacaktır. Bu durum, Ukrayna cephesinde Moskova’nın "ateş gücünün" zayıflaması ve tedarik zincirinin kırılması demektir.
"Kuzey-Güney": Ölü Doğan Bir Proje mi, Kurtuluş Yolu mu?
Analizlerimde her zaman vurguladığım bir gerçek var: Ekonomi, siyasetin omurgasıdır. Rusya, Avrupa’dan izole edildikten sonra gelecekteki ticari kaderini "Kuzey-Güney" koridoruna (INSTC), yani İran limanlarına bağladı.
Şimdi soru şu: İç çatışmaların felç ettiği, yolların kapandığı, limanların grevlerle sarsıldığı bir ülke bu koridora nasıl güvence verebilir? Elbette veremez. Rusya için bu durum sadece ekonomik bir kayıp değil, stratejik bir çıkmazdır. Eğer İran güzergahı istikrarsızlaşırsa, Rusya’nın "Hindistan’a açılan kapısı" yüzüne kapanmış olacak.
Batı Yanlısı Bir İran: Kremlin’in "Kâbus Senaryosu"
Meselenin en hassas tarafı ise şu: İran’da rejimin herhangi bir biçimde dönüşüme uğraması veya Batı ile yeni bir "yumuşama" dönemine girmesi, Rusya için bir enerji felaketi anlamına gelir. İran’ın devasa doğalgaz rezervlerinin Avrupa pazarına açılması, Moskova’nın on yıllardır inşa ettiği "enerji hegemonyasının" tabutuna çakılan son çivi olabilir. Moskova, bu korkuyla Tahran’daki her adımı mikroskop altında izliyor. Rusya için "statüko" her zaman en güvenli limandır; değişim ise büyük bir tehdit.
Sonuç ve Öngörü: Bizi Ne Bekliyor?
Benim kanaatime göre Rusya, yakın vadede İran’daki gerilimi düşürmek için kendi "yumuşak gücünü" ve istihbarat imkanlarını kullanarak Tahran’a yardım eli uzatacaktır. Ancak bir gerçeği unutmayalım: İçten çürüyen bir ağacı dışarıdan desteklerle ayakta tutmak mümkün değildir.
Önümüzdeki dönem için projeksiyonum şudur:
Askeri Boyutta: Rusya, drone ve mühimmat üretimini tamamen kendi topraklarına taşımaya çalışacaktır (yerlileştirme hızlanacak).
Jeopolitik Boyutta: Moskova, "Kuzey-Güney" koridorunun tamamen İran faktörüne bağımlı kalmaması için alternatif olarak Azerbaycan’ın lojistik imkanlarını daha fazla ön plana çıkaracaktır. Bakü bu aşamada "vazgeçilmez kavşak" statüsünü daha da sağlamlaştıracaktır.
Siyasi Boyutta: Kremlin, Tahran’ı "sonuna kadar" desteklese de, perde arkasında olası bir iktidar değişikliğine veya rejim sarsıntısına karşı "B planı" üzerinde çalışmak zorunda kalacaktır.
Sözün özü: Tahran yanıyorsa Moskova ısınmıyor; aksine, buz gibi bir belirsizliğe doğru sürükleniyor. Süreçlerin gidişatı gösteriyor ki, 2026 yılı Rusya-İran ekseni için en ağır sınav yılı olacaktır.
#DiMarzio #FETvGS #ŞenerŞen #ARFYE #Fethiye #Lookman #tuprs #sise #KademeArtıkŞart #FSvGS #Kante #ZübeydeHanım #RaufDenktaş #KKTC #AbiDizisi #Iran #ASAT #Kante #EmelMüftüoğlu #sise #brsan #İstanbul #İmamoğlu #DevletBahçeli
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi