Bugün kitabımızın son bölümünü yayınlıyoruz.
Bu süreçte bizi ilgiyle takip eden siz değerli dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz.
“Rızkı Veren Hüdadır” kitabımızı kitaplığında bulundurmak isteyen dostlarımız, başta “Çınaraltı Yayınları”nın kendi internet sitesi olmak üzere kitap satışı yapılan tüm internet sitelerinden (kitapyurdu, bkm, dr, amazon vb.) temin edebilirler.

Her kitap bir can, her okur bir gelecektir yazarın gözünde. Hele de bugünkü genç kardeşim gibi, “Tam da ihtiyacım olan bir zamanda okudum. Bana çok iyi geldi.” diyenler olunca mutluluğumuza mutluluk katılıyor.
Kitabımızın yayını bitiyor, dedik. Ama birlikteliğimiz bitmeyecek inşallah. Bundan sonra, her hafta bir konu üzerinden sizlerle yazılı sohbetlerimiz, muhabbetlerimiz devam edecek.
Bu köşede, yine haftada bir gün sizlerle birlikte olmaya gayret edeceğiz.
Buyurun, “Rızkı Veren Hüdadır” kitabımızın son bölümü ile sizleri baş başa bırakalım.
RIZKI VERENE ŞÜKÜR
Allah’ın vermiş olduğu helal ve güzel rızıktan istifade ederek O’na hakkıyla kulluk eden kimselerin, O’nun verdiği nimetlerden yararlanırken nimeti verenin bizatihi kendisine şükretmeleri önemlidir.
Nasıl ki günlük hayatta bir şey ikram edene teşekkür ediliyorsa, her şeyi insanın istifadesine sunan Yüce Allah’a da sonsuz şükranlar sunulmalı, verdiği her bir nimet için ayrı ayrı teşekkür edilmelidir.
Yüce Yaratıcı bu hususu; “Allah’ın size verdiği helâl ve güzel rızıktan yiyip için ve eğer yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’nun nimetine de şükredin.” (Nahl Suresi, 16/114) şeklinde bizlere bildirmekte ve arkasından da şu uyarıyı yapmaktadır: "Şükrederseniz and olsun ki, size karşılığını artıracağım; nankörlük ederseniz bilin ki azabım pek çetindir"(İbrahim Suresi, 14/7) Daha bol nimete kavuşmak istiyorsak, verilen nimetin şükrünü mutlaka eda etmeliyiz.
“Nimetin şükrü, nimetin cinsinden olur.” der büyüklerimiz. Malın şükrü; elindekini paylaşmak, ilmin şükrü; öğrenmek isteyene, talep edene öğretmek, gençliğin şükrü; yaşlıların ihtiyaçlarını gidermek ve insanlara yararlı olmaktır. En büyük şükür sahip olduğumuz şeyi ihtiyaç duyanlar ile paylaşmaktır.
Bu yerine göre yiyecek, içecek; yerine göre eşya, malzeme; yerine göre de bilgi ve birikimdir. Uzatılan ele bir sadaka kondurmak, sorulan soruya ikna edici, doyurucu cevap vermektir.
Herkes sahip olduğundan vermeli, Allah tarafından kendisine bahşedilen nimeti ihtiyaç sahibinden esirgememelidir. Dahası paylaşabilmeyi bilmelidir. Çünkü şu dünyadaki hiçbir şey, kendisi de misafir olan insana ait değildir. Yarın hesap günü Yüce Yaratıcı; “Sen kimin malını kimden esirgedin?” diye bir soru yöneltirse insan ne cevap verecektir?
Şükürden kasıt, ötücü kuşların kendisine öğretilen birkaç kelimeyi defaten tekrarladığı gibi bazı kelimeleri tekrarlamak değildir.
Şükretmek; elindeki doksan dokuzluk tespihi belli kelimeleri tekrarlayarak turdan tura koşturmak da değildir.
Şükretmek bir yaşam biçimidir.
Yaşamın her anında, her adımda verilen nimetleri hatırlamak; o nimetleri insanların ve insanlığın yararına kullanmak için çalışmaktır.
Şükür sözde değil yaşamın bizzat kendisinde olmalıdır. Yaşamın ta kendisi olmalıdır.
Hakkın rızası doğrultusunda, O’nun belirlediği kurallar çerçevesinde yaşamak başlı başına bir şükürdür.
Sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir ömür dileklerimizle.
#Alpaslan Demir
İstanbul-09.01.2026
alpaslandemi@gmail.com
#FBvGS #GSvFB #Yunus #Guendouzi #Osimhen HalilUmutMeler #Tedesco #Galatasaray_Fenerbahçe #SONDAKİKA #Yazıklar #Rezil #FenerinMaçıVar #Sane #Günay #Takım #Adamlar #Okan #İkinci #Nene #Aslan #Derbi #Admin #Sanchez #MansurYavaş #EmeklilerHakİçinBakırköyde #Aslan #Yazıklar #Devam #Sahada Oosterwolde #Futbol #Hakem
Evet 280 Kişi
Hayır 9 Kişi