Bugün dünya siyasetinin manzarası, "dost" ve "düşman" kavramları arasındaki sınırların cam gibi kırıldığı bir noktaya evrilmiş durumda. Mevcut askeri-stratejik tablo, bunun sadece bir öngörü olmadığını, Batı ittifakının temellerinde meydana gelen tektonik bir kaymanın habercisi olduğunu gösteriyor. 21. yüzyılın en büyük paradoksuyla karşı karşıyayız: NATO’yu dış tehditlere karşı bir kalkan olarak kuran güç olan ABD, şimdi bu ittifakın tabutuna ilk çiviyi çakmaya hazırlanıyor.
1968 Yankısı: Prag Baharı Değil, Arktik Soğuğu
Tarihin tekerleği garip bir şekilde dönüyor. 1968 yılında SSCB tankları, Varşova Paktı müttefiki olan Çekoslovakya’ya girerek "sosyalizm rotasını" zorla dikte ediyordu. Bugün ise Washington, benzer bir senaryoyu kendi müttefikleri üzerinde uygulama imasında bulunuyor. İttifak içinde güç gösterisi yapmak artık gizli değil, açık bir zemine taşınmış durumda. Bu artık diplomasi değil; "büyük ağabeyin" aile üyelerine silah göstermesidir.
Grönland: "Buzlu Cennet" mi, Yoksa "Nükleer Satranç Tahtası" mı?
Neden Grönland? Çünkü Arktik, dünyanın "çatısıdır". Bu çatıyı kim kontrol ediyorsa, kıtalararası füzelerin uçuş yörüngelerine ve erken uyarı sürelerine de o hükmeder. ABD’nin Alaska’daki 11. Hava İndirme Tümeni’nin ("Arktik Melekleri") tam savaş hazırlığı durumuna getirilmesi asla bir tesadüf olamaz.
Soru şu: Bu elit birlik neden hazır bekletiliyor? Eğer konu sadece iç karışıklıklarsa, polis ve Ulusal Muhafızlar yeterli olurdu. Eksi 50 derecede savaşmak üzere eğitilmiş bir tümenin teyakkuza geçirilmesi, doğrudan Grönland’a —yani Danimarka ve dolayısıyla Avrupa toprağına— verilmiş askeri bir mesajdır. "Pituffik" üssündeki acil modernizasyon çalışmaları, "buzun kırıldığı yerden kopacağı" ilkesinin askeri onayı niteliğindedir.
Avrupa’nın Uyanışı: Tebessümden Yumruğa
Yıllardır Washington karşısında "diplomatik tebessüm" ve "siyasi alttan alma" taktiği yürüten Brüksel, nihayet kutup ayılarını çikolata ile evcilleştiremeyeceğini anladı. Avrupa artık reel bir savunma pozisyonuna geçiyor:
Ekonomik "Nükleer" Düğme: Avrupa’nın elinde ABD’ye karşı 90 milyar euroluk gümrük tarifesi paketi ve ekonomik şantaja karşı sert "anti-coercion" (zorlama karşıtı) mekanizmaları mevcut.
Askeri Cevap: "Arctic Endurance" tatbikatları, Avrupa’nın "Biz de buradayız ve kendi toprağımızı koruyacağız" deme şeklidir. Artık "stratejik özerklik" sadece bir terim değil, bir beka meselesidir.
Kremlin’de Şampanya Sesleri
Ve en acı verici nokta: Batı içeride birbirini yerken, Moskova tek bir kurşun atmadan zafer kazanıyor. NATO içindeki her çatlak, Kremlin için stratejik bir hediyedir. Washington ve Brüksel birbirine karşı ekonomik-askeri senaryolar çizerken; Rusya, Arktik’te üsler kurmaya ve Ukrayna cephesindeki mevzilerini tahkim etmeye devam ediyor. İttifakın içeriden aşınması, Moskova’nın on yıllardır hayal ettiği ama başaramadığı bir işin, bizzat ABD eliyle gerçekleşmesi anlamına geliyor.
Sonuç Analizi:
Bildiğimiz dünya düzeni artık yok. Büyük güçlerin hırsları, uluslararası hukuku ve müttefiklik sadakatini ayaklar altına almış durumda. Avrupa için Ukrayna meselesi artık sadece bir "manevi destek" değil, fiziksel bir hayatta kalma mücadelesidir. Ancak bu mücadelede ABD’nin güvenilir bir sigortacıdan, bir risk faktörüne dönüşmesi, tarihin en büyük jeopolitik kırılma noktalarından biridir.
Sözün Özü: "Kartlar dağıtıldı, masadaki oyuncular ise artık oyunun kurallarını değil, masanın kendisini devirmeyi düşünüyorlar. Tarihin tekerleği geri döndürülemez; ancak onun kimin üzerinden geçeceğini zaman gösterecek."
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi