Dünya artık o eski dünya değil. Artık devletler tanklarla, toplarla değil; serverlarda saklanan "kara dosyalarla" dizayn ediliyor. Biz buna "bilgi çağı" diyoruz ama aslında yaşadığımız şey tam anlamıyla bir "şantaj ve topyekün denetim çağıdır".
WikiLeaks’in sızdırdığı o binlerce belge sadece diplomatik yazışmalardan ibaret değildi; o belgeler modern dünyanın adeta bir "röntgen filmi" idi. Orada gördük ki; resmi törenlerde birbirinin elini sıkıp kameralara gülümseyen liderlerin her adımı, her nefesi ve hatta en mahrem zafiyetleri bile okyanus ötesindeki devasa kulaklar tarafından saniye saniye kaydediliyor.
Epstein: Seçkinlerin "Kara Arşiv" Laboratuvarı
Jeffrey Epstein vakası sadece magazinel bir kriminal haber değil, başlı başına bir "yönetim teknolojisi" idi. O ada, o şatafatlı ziyafetler asla tesadüf değildi. Sistem şöyle işliyor:
Önce senin zirveye giden yolunu açıyorlar;
Seni en insani zafiyetlerinle (şöhret, para, hırs, şehvet) tuzağa çekiyorlar;
Ve sonunda senin "yatak odası" arşivini, bir gün kullanılmak üzere rafta bekletiyorlar.
Vakti geldiğinde o dosya masanın üzerine konuluyor. Ve sen artık kendi halkının değil, o arşivin sahibinin çıkarlarını koruyan bir "kukla lidere" dönüşüyorsun. İşte bu, modern sömürgeciliğin en kirli ve en etkili yöntemidir.
Teknolojik Köle Sahipleri
Bugün hiçbir devlet başkanı "ben tamamen bağımsız karar veriyorum" diyemez. Eğer cebindeki telefon, oturduğu ofisteki yazılım ve kullandığı bankacılık sistemi dışarıdan kontrol ediliyorsa, o bağımsızlık sadece kağıt üzerindedir. NSA’in "Prism" programı ve "Pegasus" gibi casus yazılımlar gösterdi ki; artık duvarların sadece kulağı yok, gözü ve hafızası da var.
Meselenin özü şudur: Sizi sadece izlemiyorlar, sizi "profilliyorlar". Korkularınız, tutkularınız ve bağımlılıklarınız haritalandırılıyor. Bir liderin ülkesini satması için artık bavulla rüşvet vermeye gerek yok; sadece o "dosyasını" hatırlatmak kafi geliyor.
Netice itibarıyla, dünya bir tür "dijital panoptikon"a dönüşmüş durumda. Bu sistemde kimse "dokunulmaz" değil. WikiLeaks ve Epstein skandalları buzdağının sadece görünen kısmıdır. Suyun altında ise herkese "yerini bildiren", devletlerin kaderini tek bir "tık"la belirleyen devasa bir kontrol mekanizması işliyor.
Soru şudur: Biz bu küresel denetim ağının dışında bir "milli irade" inşa edebilir miyiz, yoksa hepimiz bu büyük tiyatronun sıradan birer aktörü müyüz?
Evet 288 Kişi
Hayır 9 Kişi