Anadolu’ya 1040 başlayan Selçuklu Türk Akınları, İbrahim Yınal komutasında 1048 Pasinler Savaşının kazanılmasıyla ikinci kez Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi gerçekleşmeye başlamıştır.
Selçuklu Sultanı Alparslan ile de 1071 Malazgirt Zaferi Roma imparatorluğuna karşı kazanılmasının ardından Anadolu’nun kapıları ardına kadar açılarak iç bölgelere doğru bir fetih hareketi hız kazanmıştır.


Bu kutlu zaferden kısa bir süre sonra 1081 yılında Oğuzlar’ın Çavuldur boyundan Emir Çaka Bey tarafından İzmir’in fethi gerçekleştirilmiştir.
Bu kutlu fethi gerçekleştiren Çaka Bey, Malazgirt’ten sonra Anadolu’ya akın eden Türklerden bir bey olarak anılmaktadır.

Türk Tarih Kurumunun verdiği bilgilere göre Emir Çaka Bey, Malazgirt Zaferi’nden 10 yıl sonra Efes'ten (Selçuk) tarihi İzmir limanına girerek 25 Mart 1081’de İzmir’i fethetmiştir.
Mart ayı sonlarında başlayan fetih, Urla ve Foça’nın fethiyle devam etmiş, ardından Emir Çaka Bey donanmasıyla denize açılıp Midilli, Sakız, Sisam ve Rodos’a sefer yaparak kendine bağlamış, üzerine gelen Bizans donanmasını mağlup etmiştir. Bu zaferlerle Türklerin Anadolu’da kalıcı olması sağlanmıştır.

İzmir Valiliğinin fetih kutlamalarının simgesi olarak hazırlattığı Logoda bulunan mavi sembol ise Çaka Bey'in mensup olduğu Çavuldur Boyu damgasıdır.
Roma (Bizans) İmparatoru'nun, "Türk'ü Türk'e kırdırma" politikası sonucu Selçuklu Hükümdarına asılsız dedikodular Sultan Kılıçarslan Çaka Bey'i ortadan kaldırmıştır.

Türkiye Selçukluları tabirinin, Anadolu Selçuklu lafının tarih kitaplarımıza yanlış aksettirilmesi nedeniyle doğru aktarım olmadığı için izah ederek kullanılmasına gayret ediyorum.


Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan, Roma (Bizans) İmparatoru I. Aleksios Komnenos'un kışkırtması ve dedikoduları sonucu, kayınpederi Çaka Bey'i 1095 yılında Edremit'te bir yemek davetinde öldürtmüştür. Aleksios, Çaka Bey'in güçlenmesinden korkarak Kılıçarslan'a "Çaka'nın hedefi sensin" mesajıyla mektup yollamış ve ittifakı bozmuştur.

Bakıyorum da O günden, bugüne pek de değişmemişiz. Hala derdimiz birbirimizle didişip duruyoruz. Yabancılar da hem karıştırıyor hem de bir güzel sevinip akıl taslayarak bizleri zayıflatıyorlar. İbrahim Yınal nasıl Tuğrul Bey ile mücadeleye girip kaybettiyse, Çaka Bey de damadı Sultan Kılıçarslan tarafından öldürülmesi bize iç mücadelelerin aslında ne kadar emek, zaman ve kan kaybettiğinin göstergesi olduğunu ifade ediyor.


Bu taht kavgaları hem beylikleri hem devletleri zayıflatıp yok ettiği için Türkler arasında bir dirlik ve birlik sağlanması hususunu bin yıllardır konuşulması açıkça bu yüzyılda fiili ortaklıklara bırakarak Türk Devletleri Teşkilatı sürecine gelebilmiştir. Umarım bu süreci birlik anlamında çok daha verimli ve ideal kullanacak bir zaman dilimine geçmişizdir.

Çaka Bey ile alakalı hayat hikayesi çok maceralı ve dinamik olsa da bu konuda sizi daha fazla sıkmak istemiyorum. Amacımız İzmir’in İlk kez Türklerin eline geçmiş olması ve bu müjdenin de Çaka Bey’e nasip olması.
Düşünün ki Çaka Bey vefat edince İzmir Türkiye Selçuklularının yahut İzmir Beyliğinin devamına imkân vermemiştir. Neticede imparator Aleksios amacına ulaşmış bu olay sonunda, Türk tarihinin ilk denizcisi Çaka Bey'in İzmir Beyliği'nin yıkılmasına sebep olmuştur.

İzmir, Çaka Bey’den sonra Türkler tarafından 3 kez daha fethedilmek zorunda kalmıştır:
2. Fetih: Aydınoğlu Umur Bey (1317- 1329): Çaka Bey sonrası Bizans denetimine geçen şehri, Aydınoğulları Beyliği önce üst kısımları (Kadifekale), ardından liman bölgesini alarak tekrar Türk idaresine katmıştır.

3. Fetih: Emir Timur (1402): Ankara Savaşı'ndan sonra İzmir’e gelen Timur, Hristiyan Şövalyelerin elindeki liman kalesini kuşatarak şehri tamamen Türk hakimiyetine almıştır.

4. Fetih: Mustafa Kemal Atatürk (9 Eylül 1922): Birinci Dünya Savaşı sonrası Yunan işgaline uğrayan İzmir, Kurtuluş Savaşı’nın sonunda Türk ordusu tarafından geri alınmıştır.

Düşünün İzmir ile ilgili Yabancının, düşmanın Kuyruk acılarını… Hiç bitmez bir istekle zor ve güçsüz olduğumuz zamanları beklemekten imtina etmezler. Lakin buna meydan vermemek elimizde, Yeter ki biz akıllanalım, bir ve bütün kalalım. Çünkü düşman için İstanbul, İzmir, Balkanlar, Trakya Kısacası memleketimizin her yerine göz koydukları ve dile getirmeden hayallerini süslediği aşikardır.

Şimdi Hümanistler, Kapitalistler, Modernistler bana; "Ne alakası var? " diyebilirler ama kazın ayağı öyle değil arkadaşlar.

Gelin Çaka Bey'in ölümü sonrası İzmir'in başına gelenleri özetleyelim:
Çaka Bey'in ölümünün ardından 1097 yılında, Birinci Haçlı Seferi'nin yarattığı karışıklıktan faydalanan Roma (Bizans) İmparatoru I. Aleksios Komnenos, şehri Türklerden geri almıştır.
İzmir, yaklaşık 107 yıl boyunca Bizans'ın bir liman kenti olarak kalmıştır.  İzmir; Bizans'a da yar olmamış, Dördüncü Haçlı Seferi (1204) ile İstanbul işgal edilince, İzmir bölgesi kısa süreliğine Latin Şövalyelerin (Saint John Şövalyeleri) ve ardından Bizans'ın devamı sayılan İznik İmparatorluğu'nun kontrolüne geçmiştir.
Bu dönemde şehir, Cenevizli ve Venedikli tüccarların ekonomik etkisi altında kalmıştır.  Ne zamana kadar derseniz; Ta ki 1317 Aydınoğulları fethine kadar.

Aydınoğlu Umur Bey'in yönetimindeki İzmir Liman Kalesi (Sahil Kalesi), Papalık önderliğindeki Haçlı donanması tarafından ele geçirildi. Türkler sadece üst kalede (Kadifekale) kalabildi.
1344- 1402 (Bölünmüş Dönem): Bu 58 yıllık sürede İzmir ikiye bölünmüştü: Üst taraf Türklerin, liman ve sahil kısmı ise Rodos Şövalyeleri'nin elindeydi. Emir Timur'un İzmir'i fethinden önce şehir, yaklaşık 58 yıl boyunca Hristiyan güçlerin Rodos (Hospitalier Şövalyeleri) işgali altında kalmıştır.

1402 (Timur'un Fethi): Ankara Savaşı'ndan sonra İzmir'e gelen Emir Timur, 15 gün süren çetin bir kuşatmayla şövalyeleri şehirden temizleyerek İzmir'in tamamını tekrar Türk toprağı yaptı
Emir Timur yönetimi Aydınoğulları'na iade etse de 1415'te 1.Mehmet Çelebi, 1426'da 2.Murat döneminde bir daha el değiştirmemek üzere (1919'a kadar) kesin olarak Osmanlı Devleti'nin olmuştur.

Yunan işgali sırasında da İzmir, tam 3 yıl 3 ay 25 gün boyunca düşman elinde kalmıştır.
İşgal tarihlerini hesaplamak gerekirse eğer, 945 yıl önce fethettiğimiz İzmir'i 4 kez fethedip, 3 kez tekrar geri almak zorunda kalmışız. 
İzmir çeşitli tarih aralıkları boyunca, 281 yıl da Bizans, İznik, Rodos, Yunan işgaline maruz kalmıştır. İzmir çok uluslu haçlı ordularının verdiği destek ve karışıklıklarla birlikte yapılan savaşlar ve iç mücadelelerle elimizden çıkmışsa da yılmayarak topraklarımızı geri almaya başarmışız. Türkler İzmir’i 4 kez fethetmek zorunda kalmıştır. 
İzmir kan ve kılıç hakkıyla ilelebet Türklerindir. Dolayısıyla, Çaka Bey'in attığı öncü adım pek kıymetlidir. 
Biz neden Emir Çaka Beyin hatırasına yönelik çalışmalar, sportif ve kültürel faaliyetleri daha çok kullanmıyoruz bilmiyorum? Ancak bu değerimizi ecdadımızı, fatihi daha çok onurlandırmalıyız. Tarihsel mantık algoritmamızı geniş bir Türk Tarihi perspektifinden bakarak değerlendirmez isek, mankurtlaşan bir nesil modernitesi gerçekliği ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu duruma düşmemek için tarihsel gerçekleri ve yaşananları yeni nesillere aktarmak boynumuzun borcu olmalıdır. Bu konuda İzmir’in Türk Tarihi içinde çok büyük dersleri olan kahramanlıklar ve yılmaz azmimizin tarihidir.
Türk Deniz Kuvvetleri Kuruluş Yıldönümü dikkat ederseniz, 1081 tarihi baz alınır. Çaka Bey’in İzmir’de ilk Türk donanmasını kurduğu yıl olan 1081, her yıl Türk Deniz Kuvvetleri’nin kuruluş yıldönümü olarak kutlanır. Bu bilinç çok kıymetli olup, diğer kurumsal süreçler ile birlikte yaşatılmalı özellikle gençlerimize ve halkımıza yansıtılmalıdır.

Türk Denizciliğimizin kutlamaları Kabotaj ve Preveze Deniz Zaferi ile birleştirilse de halen Çaka Bey "ilk Türk Amirali" olarak bu kapsamdaki törenlerde anılmaktadır. Bunun gibi daha nice bilinçli geçmiş tarihe atıfta bulunabilecek anma ve farkındalık iletişimlerine gerek vardır.

Her yıl;
•TAYK Çakabey Açık Deniz Trofesi Yat Yarışı, 
•Çakabey Kupası Yelken Yarışları, 
•Çakabey Kupası Minikler Açık Hava Puta Koşusu (Okçuluk), 
•Selçuk Efes Çakabey Fetih Kupası (Okçuluk), 
•Çakabey Koşusu At Yarışı (TJK), 
•Yarımada Spor Oyunları ile Çaka Bey anılmaktadır. 
Bence bu yarışlar lokal çerçevede kalmamalı, ülke denizciliği için daha çok faaliyet, müsabaka, organizasyon, panel yapılması sağlanmalıdır.

Söylediklerim size mecburi bir didaktiklik hüviyeti şeklinde tezahür etmişse de unutmamalıyız ki tarih bizi hep çağırmakta ve bizim başka milletlere karşı iyi niyetimizin sürekli suiistimal edilmesine neden olmaktadır. 
Bugün Yunanistan’ın karasularını 6 mile bağıtlama talebi, adaları silahlandırması, Patriot ve İsrail Rum ittifakı ile bir gök kalkan harekâtına Kıbrıs Rum Kesimini de dahil etmesi, Enerji, gaz ve petrol yataklarının araştırılıp çıkartılması, Hava sahalarına ve bizim MAB deniz yetki alanlarımızı tanımamaları ile yeni bir haçlı zihniyetinin ilk adımları biz yaşarken cereyan etmektedir. Bugün bizim için İzmir’in fethi ise Yunanlılar için de başka bir tarihsel kutlama günüdür.

Bakın Yunanlılar, bugünü 25 Mart 1821 tarihi olarak Osmanlılar ‘da bağımsızlık fitilinin ateşlendiği kuruluş günü olarak kutlarlar. 
Yunanlıların isyanı sonucu, 93 harbi, balkan savaşları ile başlayıp, İzmir’den denize dökülmelerine neden olan 100 yıllık süreçte, Mora, Girit, Rodos, Teselya, Navarin, Tripoli, Selanik, Batı Trakya, Edirne, Adalar, Batı Anadolu yani Ege'de ölen Türk ve Müslüman sayısı 1.500.000 kabul edilir.

Yunanistan’ın bağımsızlık sürecinden (1821) Kurtuluş Savaşı sonuna (1922) kadar geçen 100 yıllık zaman diliminde, Yunan mezalimi ve işgalleri sonucu hayatını kaybeden Türk/Müslüman sayısı için verilen en net toplam rakam yaklaşık 1.500.000 (1,5 milyon) civarındadır.
Bu arada, Haçlı ile Siyonist ittifaklarından bahsettiğimiz süreçte tarihi gerçekleri unutup oportünist bir çıkarcılıkla hareket eden ve dünyanın başına Vandal bir Tiran terör devleti kesilen İsrailliler yok farz etseler bile, 1821 Mora İsyanı sırasında yaklaşık 15.000 Yahudi’yi Yunanlıların öldürdükleri de gerçeğini değiştiremeyeceklerdir. 
Koyun koyuna girmiş olan Siyonist Enosis ittifakının da tarihsel çürüklüğünden ve şu anki kokuşmuş yönetici ruhani planlarının kalıcı olma imkânı bulunmadığını söylemeden geçemeyeceğim.

İşte bu 1.500.000 Türkün soykırımı olan devasa rakamın dönemlere göre dağılımı şu şekildedir:
1821-1829 (Mora İsyanı), 1912-1913 (Balkan Savaşları) ile birlikte 1919-1922 (Anadolu İşgali): Sadece Batı Anadolu'da doğrudan katliam, yangın ve sistematik imha sonucu ölen 640.000 sivil olduğunu ben değil Bazı geniş kapsamlı tarih araştırmaları (Justin McCarthy gibi), söylemektedir.
Osmanlılar, Anadolu’da birliği kurmadan önce Balkanlarda kurduğu birlik ve göç eden Türk boylarının toprak kaybedildikçe tersine göç nedeniyle büyük acılara neden olduğu tarihi kayıtlardaki gerçeklerdir.
1821-1922 yılları arasında Balkanlar ve Batı Anadolu'da toplam kaybın (sürgünler dahil) 5 milyonu bulduğunu belirtse de doğrudan Yunan askeri ve çetelerinin eliyle gerçekleşen ölümler için 1,5 milyon rakamı genel kabul gören en somut veridir. Balkanlardan bu 100 yıllık süreçte tekrar Anadolu’ya dönebilen Türk Müslüman nüfusunun sayısı yaklaşık 3 milyon iken kalanların, savaş, kıtlık, açlık, soykırım, asimilasyon, öksüz çocukların alı konulması gibi süreçlerle milyonların kaybı da ayrı bir araştırma konusudur.

İzmir insanı kaybedilmiş topraklardan çok göç almış, toprağın, bağımsızlığın, hürriyetin değerini bilen insanlardan kuruludur. Millî Mücadele’de Kuvva-yi Milliye diyerek Efe’ler, Yörük’ler, Zeybek’ler dağa çıkmış düşmanla ilk çarpışmaları gerçekleştirerek düzenli orduya geçişte zaman kazandırmışlar, Yunanlıların yürüyüşünü yavaşlatmışlardır. Türkülerden, oyunlara kadar Milliyetçilik Egelilerin DNA’larına işlemiştir.
Sporda bile İzmir'in köklü kulübü Altay’ın siyah-beyaz renkleri, derin bir tarihsel anlam taşır. Altay Siyah rengi, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları'ndaki kayıpların yasını; Beyaz ise geleceğe duyulan temiz umudu ve Türk milletinin aydınlık geleceğini simgeler.


Karşıyaka ise formasındaki Yeşil-Kırmızı renklerinin anlamı, Yeşil İslamiyet'i, Kırmızı ise Türk bayrağını simgeler. İzmir’in ilk Türk kulübü olarak Karşıyaka doğrudan Türk bayrağı renklerini (ay-yıldızla birlikte) armasında taşımaya hak kazanan ender, devamlı Türk bayrağını formasında taşıma hakkını, Atatürk'ten alan tek kulüptür. 


Tüm bu hadiseler bize Türk olmanın ve tarihimizden duyduğumuz şerefin izlerini nasıl hayatımıza nakşettirdiğinin göstergesidir.

İzmir dedin, Çaka Bey dedin nerelere girdin diyeceksiniz biliyorum. 
Amacım sizi sıkmak değil. Ancak İzmir işgal altında kalsaydı, Sakarya, İzmit, Kocaeli, Polatlı, İstanbul, Trakya, Ege, Denizli, Muğla, Aydın, Kütahya, Eskişehir gibi vilayetlerimizde yaşayan Türklere ne olacağını zannediyordunuz?


Hadi İzmir işgal altından bir şekilde kurtarıldı. Türk Şehri Musul, Kerkük, Revan, Selanik, Üsküp, Kırcaali, Filibe, Halep gibi kentlerde yaşayan Türklerin akıbetinin o şehirlerde ki, nüfusun yarıdan fazlasını oluşturduğu halde şu an Revan’da hiç, diğer şehirlerde zorunlu yabancı göç ve asimilasyonlarla %10-25’lere düştüğünü bilmemiz yeterli değil midir?
Tarih biz ne dersek diyelim bize gerçekleri tokat gibi önümüze serecektir. Soydaşlarımız, Kandaşlarımız, Müslüman Kardeşlerimiz hamaseti yapmadan mefkuremize sıkı sıkıya sahip çıkmak ve bu politikalara göre halkımızı da bilinçlendirmek benim mütefekkirlik görevimdir.
Ez Cümle demek istiyorum ki;
Bugün Yunan bağımsızlık günü Vandallıklarını dinlediğimiz bir gün olarak hatıratımızda yer almamalıdır. Bugün, İzmir'in Fethi ve Çaka Bey günü olarak kutlanmalıdır.

Halkımızın ve Gençlerimizin Balkanlarda yaşanmış acıları, Mora ve tripoliçe etnik temizliği de muhakkak bilinmesini sağlamalıyız.
İlk Yunan isyanının ve toplu soykırımlarının başlangıcı olan Mora yarımadasındaki Mani (Manya) burnu isyan tarihi 17 Mart 1821 de Yunanlıların Türk Müslüman Soykırımı günü olarak kesinlikle tarihte yerini almalıdır. 
Yoksa Ege adalarına gidip tatil yapanlar gibi Ata diyarlarından habersiz eğlenen nesillere sahip oluruz Tarihte bizi affetmez. 5.kez İzmir'i çocuklarımız fethetmek zorunda kalmasınlar diye yazıyorum bunları. 


Her şeye rağmen tüm acılara rağmen, ilk fetihname sahibi Çaka Bey'den tutun da Umur Bey'e, Emir Timur'a, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e ve bu yolda şehit ve gazi olmuş ecdadıma minnet ve şükran duyuyorum.
Sayelerinde İzmir bizim. Canım memleketim! Şen olasın ve hep Türk’ün Var Olasın Güzel İzmir!
Ruhunuz şad olsun. Vatan, İslam ve Bayrak uğruna can veren tüm şehitlerimizi de saygıyla anıyorum.

Ne demişler: "Biz Türk, siz çok!"

Cihan FULSER.
Arş.Yazar, Gazeteci, Danışman

#izmirvaliligi #TC_icisleri #TCKulturTurizm #trt #anadoluajansi #tcbestepe #denizcilikgm #kiyiemniyet #sahilguvkom


İZMİR’İN FETHİ NEDEN KUTLANMAZ 25 MART 1081

İzmir’in ilk kez Türkler tarafından Fethi 945 yıl önce 25 Mart 1081 tarihidir.

Gazeteci Cihan FULSER

26.03.2026 10:35:00

30

Traktör Şazi'nin maçları TRT'de yayınlansın mı?


EvetEvet 301 Kişi
% 96,47
HayırHayır 11 Kişi
% 3,52

Fenerbahçe ve SMS Grup İnşaat Forma Sponsorluğu Anlaşması İmzaladı:

Sorun Giderildi; Fenerbahçe dev transferi resmen açıkladı! En Nesyri gitti, Kante geldi

FENERBAHÇE YIKILMAZ ÖĞRENEMEDİN Mİ KRUNİC?

Rza Zunuzi - "Etnik hakaretler devam ederse, takımın oynamasına izin vermeyeceğiz"

Fenerbahçe Arsavev, 10'da 10'la Zirveye Göz Kırptı.

Arda Turanlı Shakhtar zirveye koşuyor: Dinamo Kiev’i 3-1 yendi

Fenerbahçeli basketbolcu sözleşmesini tek taraflı feshetti: Kulüp yasal süreci başlattı

Sadettin Saran Üç Yıldıza “Güle Güle” Demeye Hazırlanıyor

A Milliler sahneye çıkıyor: 2026 Dünya Kupası yolunda kritik üç sınavın tarih ve saatleri açıklandı

Türkiye, İsrail’i 10-3 mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 27 17 1 9 33 60
3.TRABZONSPOR A.Ş. 27 18 3 6 24 60
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 27 15 5 7 18 52
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 27 12 8 7 14 43
6.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 26 8 7 11 -2 35
8.KOCAELİSPOR 27 9 12 6 -9 33
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 27 8 10 9 -10 33
10.CORENDON ALANYASPOR 27 6 8 13 1 31
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
12.TÜMOSAN KONYASPOR 27 7 11 9 -8 30
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 27 6 14 7 -9 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 27 6 14 7 -18 25
15.KASIMPAŞA A.Ş. 27 5 13 9 -15 24
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 27 4 12 11 -27 23
17.İKAS EYÜPSPOR 27 5 15 7 -19 22
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 27 4 18 5 -23 17

YAZARLAR