Düşmanın yüzü değişir, ama niyeti değişmez; maskesi yenilenir, fakat özü aynı kalır. Türk’ün karşısına yüzyıllar boyunca kimi zaman Ermeni düşmanı çıkmıştır, kimi zaman Fars’ın kültürel-dini perdesi çekilmiştir, kimi zaman da Rus’un soğuk, planlı ve hesaplı jeopolitik oyunu serilmiştir. Ermenisi nefretle bağırmış, Fars’ı ideolojiyle boğmak istemiş, Rus’u ise barış, istikrar ve güvenlik gibi sözlerin arkasına saklanmıştır. Ancak hepsi aynı merkeze hizmet etmiştir: Türk kimliğini zayıflatmak, parçalamak, milli iradesini eğmek, ruhunu sarsmak ve tarih sahnesindeki gücünü elinden almak. Aralarındaki fark yalnızca üsluplarında olmuştur—biri kaba, biri ikiyüzlü, biri soğuk akılla gelmiştir—ama Türk’e yönelen darbenin amacı hiç değişmemiştir.

Bugün de değişmemiştir. Ermeni’nin propaganda makinesi uydurma tarihler ve sahte iddialarla çalışır; Fars rejimi dini perde altında Türk gencinin ruhuna sızmaya çalışır; Rus siyaseti ise ekonomik bağımlılıktan bilgi manipülasyonuna kadar yüzlerce ince mekanizmayı harekete geçirir. Fakat tüm bunların içinde en tehlikeli silah ne Rus’un tankıdır, ne Fars’ın mollası, ne de Ermeni’nin haykırışıdır. En yıkıcı darbe içeriden vurulur—beşinci kol aracılığıyla. Bu kol, düşmanın içimize yerleştirdiği sessiz bir ordu gibidir. Bu milletin içinden çıkmış gibi davranırlar, halkın diliyle konuşurlar; ama kaderlerini düşmanın masasındaki senaryolara bağlarlar.

Beşinci kolun faaliyeti düşmanın kendisinden daha tehlikelidir. Çünkü düşman geldiğini gösterir; amacını gizlemez, yönünü sezmek zor değildir. Oysa beşinci kol “aydın” adıyla ortaya çıkar, “uzman” gibi konuşur; “laiklik”, “özgür düşünce”, “kültür” perdesi altında Türk’ün ruh köklerine darbe vurur. Sosyal ağlarda milli değerleri itibarsızlaştırır, tarihsel olayları bulandırır; düşmanın propagandasını bu milletin kendi diliyle, kendi insanının ağzıyla yayar. Bu kolonun ürkütücü yanı şudur: Ermeni’nin yalanına, Fars’ın etkisine, Rus’un stratejisine değer kazandıran; kapı açan, yol verenler işte bu “içimizdenmiş gibi görünenler”dir. Dışarıdan gelen darbe bir aşamadır; ama içeriden açılan kapı, düşmanın bütün planlarını kolaylaştırır.

Ermeni siyasetinin kendisi de hiçbir zaman bağımsız olmamıştır; tarih boyunca büyük güçlerin masasında bir piyon olmaktan öteye geçememiştir. Çarlık Rusyası Kafkasya’yı bölmek için Ermenileri silahlandırdı; Sovyet İmparatorluğu Türk halklarını denetlemek için aynı aracı kullandı; Batı’daki bazı çevreler bölgede gerilimi diri tutmak için onları yeniden sahneye sürdü. “Tarihi iddialar” diye sunulan mitlerin büyük kısmı da bu merkezlerde hazırlanmış projelerdi. Ancak burada bir gerçek daha vardır: Ermeni’nin araç olması yalnızca başkalarının onu kullanmasıyla açıklanamaz. Bu, aynı zamanda kendi tarihsel nankörlüğünden, siyasi sorumluluktan kaçışından ve başkalarına yaslanma eğiliminden de kaynaklanır. Çoğu zaman kendi çıkarları uğruna bu kirli oyuna gönüllü olarak katıldılar; intikamcılık, nefret ve kişisel menfaat onları kullanılabilir bir araca dönüştürdü.

Türk’ün düşmanları her dönemde kendilerini yeni yöntemlerle sundular. XIX–XX. yüzyıllarda Rus siyaseti sert imparatorluk yöntemleriyle Türk halklarını denetim altında tutmaya çalıştı; aydınları susturdu, kültürel kimliği boğdu, Türk coğrafyasını parçalara ayırdı. Bugün ise aynı siyaset daha incelmiş biçimler almıştır: bilgi savaşı, ekonomik baskı, siyasi manipülasyon ve ideolojik propaganda. Ermeni’nin uydurduğu tarihler, Fars’ın dini etkisi, Rus’un stratejik planları farklı görünse de hepsinin merkezi aynıdır—Türk devletçiliğini zayıflatmak, Türk birliğinin bağını koparmak.

Tüm bunların içinde en acı gerçek şudur: Bir millet içeriden boşaldığında, hiçbir dış gücün fazla çaba göstermesine gerek kalmaz. Cehalet, milli bilincin zayıflığı, kendi değerlerinden utanmak, siyasi bilgisizlik—bunlar düşmanın kullandığı en ucuz ve en rahat silahlardır. Düşman bu zayıflığı gördüğünde hemen saldırmaz; sadece bekler. Çünkü içeriden boşalmış bir toplumun çöküşünü hızlandırmak için çok az bir dokunuş yeterlidir. Bir halkın ruhu sarsıldığında, düşman hiçbir şey yapmasa bile amacına ulaşmış olur.

Tarih şunu kanıtlar: Düşmanın en büyük ordusu kendi askerleri değil, onun sesini içimizden yayanlardır. Kendilerini “ilerici” diye adlandırırlar ama her cümleleriyle Türk kimliğini küçültürler; kendilerini “barış yanlısı” gösterirler ama Türk kanı döküldüğünde susarlar; kendilerini “Batı fikirlerinin taşıyıcısı” olarak sunarlar ama milletin ruhunu Batı’ya değil, düşmanın planına bağlarlar. Bugün savaş yalnızca sınırda yürütülmüyor—ideolojik cephede, bilgi alanında, insanın bilincinde yürütülüyor.

Ama değişmeyen bir gerçek daha vardır: Türk bir olduğu sürece bu planların tamamı kâğıt üzerinde kalır. Türk’ün tarihi gösterir ki, içeriden sağlam duran bir milleti hiçbir imparatorluk, hiçbir ideoloji, hiçbir baskı parçalayamamıştır. Türk ruhunu, bilincini ve birliğini koruduğu sürece düşmanın maskesinin rengi önemli değildir. Ermeni’nin haykırışı, Fars’ın ideolojisi, Rus’un soğuk planı—Türk’ün birlik olduğu anda bunların hiçbiri gücünü kıramaz. Türk’ün ayağının altından toprak değil, bilinç çekildiğinde düşman kazanır. Bu yüzden milli birlik, milli bilinç ve milli irade en büyük kalkandır


Düşmanın yüzü değişir, amacı aynıdır – Manifesto

...

Düzgün ATALI

22.12.2025 12:59:00

Traktör Şazi'nin maçları TRT'de yayınlansın mı?


Evet 280 Kişi
% 96,88
Hayır 9 Kişi
% 3,11

FENERBAHÇE YIKILMAZ ÖĞRENEMEDİN Mİ KRUNİC?

Rza Zunuzi - "Etnik hakaretler devam ederse, takımın oynamasına izin vermeyeceğiz"

Fenerbahçe Arsavev, 10'da 10'la Zirveye Göz Kırptı.

Arda Turanlı Shakhtar zirveye koşuyor: Dinamo Kiev’i 3-1 yendi

Fenerbahçeli basketbolcu sözleşmesini tek taraflı feshetti: Kulüp yasal süreci başlattı

Sadettin Saran Üç Yıldıza “Güle Güle” Demeye Hazırlanıyor

A Milliler sahneye çıkıyor: 2026 Dünya Kupası yolunda kritik üç sınavın tarih ve saatleri açıklandı

Türkiye, İsrail’i 10-3 mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu

Fenerbahçe’de Ederson Şoku! Oynayamazsa 3. Kaleci Tarık Çetin Kaleyi Koruyacak

Muhteşem Başarı: Muhammed Furkan Özbek’ten Dünya Rekoru ile Gelen Dünya Şampiyonluğu!

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9

YAZARLAR