Sorsan, hepsi demokrat… Hepsi insan haklarından, özgürlüklerden söz eder. Ama iş uygulamaya gelince tablo bambaşka.
Amerika’nın başka bir ülkenin başkanını karısıyla yatağından alıp götürmesini görmezden gelenler de bunlar.
İsrail’in Gazze’de körpe çocukları, kadınları katletmesini “meşru müdafaa” diye pazarlayanlar da…
Amerika’nın okyanus ötesinden gelip Orta Doğu’yu yerle bir etmesini “demokrasi ihracı” diye anlatanlar da aynı çevreler.
İran’da Avrupa ve Amerika istediğini yaptıramıyor diye ülkenin içini karıştırmaya, rejim değiştirmeye çalışanları “demokrat” ilan eden zihniyet, aslında demokrasiyi değil çıkarını savunuyor.
PKK’yı ve isim değiştirmiş uzantılarını destekleyip, onlara kafa tutan örgütleri “terörist” ilan edenler; önünde el pençe duranlara sessiz kalıp, kendi yolunu çizmek isteyen ülkelere savaş açanlar… Sonra da çıkıp “size demokrasi getireceğiz” diyorlar.
Arkadaş, azıcık kafanızı kullanın.
Eğer demokrasi ve insan haklarından söz ediyorsan, dünyaya tek bir pencereden bakacaksın.
İnsanları dinine, inancına, yaşam tarzına, giyimine göre ayırmayacaksın.
Her şeyden önce bir ülkenin başka bir ülkenin iç işlerine burnunu sokmasına karşı çıkacaksın.
“Bu mollayı sevmiyorum, bu lider hoşuma gitmedi, bunu değiştirelim” demeye alkış tutmayacaksın.
Bunun adı demokrasi değildir.
Bunun adı anarşidir.
Ne olursa olsun, halklar kendi kaderini kendisi belirlemelidir. Değişim olacaksa içeriden olur. Dışarıdan dayatılan her değişim, kan, kaos ve yıkım getirir. Başka bir ülkenin, bir başka ülkenin iç işlerine müdahalesi kabul edilemez. Bunu destekleyen ya cahildir ya da bile isteye gerçeği görmezden geliyordur.
Hele hele Türkiye ve Azerbaycan’da yaşayıp buna sözlü destek verenleri anlamak mümkün değil.
Biz yıllardır küresel mafyanın destekleyip üzerimize saldığı Ermenistan ve Yunanistan’la mücadele ediyoruz. Sorunlar bitmedi, baskılar bitmedi. Ama hâlâ çıkıp o “büyük”, o “demokrat” denilen ülkelerin masallarına inananlar var.
O ülkeler, baskı kurabilecekleri halkları ve devletleri kullanır. İşleri bitince de bir kenara atar.
İşin daha acı tarafı şu: Amerika ve İsrail’i en çok savunanlar, ne hikmetse bizim coğrafyamızda.
Yabancı kamuoyuna baktığınızda, bu iki ülkeye karşı çıkanların sayısı destekleyenlerden daha fazladır. Çünkü onlar neyin ne olduğunu biliyor.
Cahilleri ve hainleri bizden daha az.
Demokrasi, başkasının tankıyla, füzesiyle, ambargoyla gelmez.
İnsan hakları, çocukların cesetleri üzerinden savunulmaz.
Özgürlük, başka ülkelerin içini karıştırarak inşa edilmez.
Gerisi sadece süslü bir yalandır.
Evet 280 Kişi
Hayır 9 Kişi