
BİR ÎMÂN BURCU OLAN SEYYİD AHMET ARVÂSİ HOCAYI ANMAYA DEVAM (1932- 31 ARALIK 1988)
'Herkes ölür, ama herkes hayatı gerçekten yaşamaz”
(Dr. Mehmet Güneş- 31 Aralık 2022)
GENEL HALİMİZ!...
Köklü medeniyetlere sahip olan milletler; sıra dışı mütefekkirler, çok değerli âlimler, eşsiz sanatkârlar, emsalsiz edipler, müstesnâ gönül mimarları ve çok kıymetli davâ adamları yetiştirirler.
Gerçekten de, ilim erbâbını, idealistlerini ve dâvâ adamlarını yetiştiremeyen toplumların devamlı irtifâ kaybettiği tarihî bir hâkikâttir. Bu bir ülküye, millî bir ideâle sahip olması gerektiğidir.
Türk Milleti; muhteşem İslâm Medeniyeti’ne, 5000 yıllık tarihi geçmişe ve muazzam bir kültüre sahip olmasına rağmen; ne yazık ki, uzun zamandan beri bir medeniyet seyyahı durumuna düşürülerek temel değerlerinden uzaklaştırıldı.
Bizi “Biz” yapan millî-İslâmî ve insânî değerlerimizden uzaklaştık, mefkûrelerimizi, hedeflerimizi ve büyük düşünme ideâllerimizi yitirdik, din-dil ve târih şuurumuzu paslandırdık, ufkumuzu aydınlatacak olan gerçek fikir adamlarımızı yetiştirebilme bahtiyarlığından mahrum kaldık ve bugünkü fikir fukâralığına düçâr olduk.
S. AHMET ARVÂSİ VE DİĞERLERİ...
Bir îmân burcu Seyit Ahmet Arvâsî artık günümüzde; ismiyle müsemmâ gerçek “fikir adamı” çıkaramamanın üzüntü tâ kalbimizde duyarken, “Eskimeyen Eski Medeniyetimiz”in yetiştirdiği kalemlerin yerlerine yenilerini ikâme edemediğimizden dolayı da çok mustarip olduğumuz bir dönem yaşıyoruz.
Ne yazık ki; Nurettin Topçu’ların, Dündar Taşer’lerin, Nihâl Atsız'ların, Ârif Nihad Asya'ların, Osman Turan'ların, Osman Yüksel Serdengeçti'lerin, Cemil Meriç'lerin, Necip Fazıl'ların, Erol Güngör'lerin, Gâlip Erdem'lerin, Alparslan Türkeş'lerin, Muhsin Yazıcıoğlu'ların, Abdurrahim Karakoç'ların, Nevzat Kösoğlu'ların yerlerini dolduramıyoruz.
Türk-İslâm Medeniyeti ikliminden ilhâm alarak fikir susuzluğumuzu gideren bu müstesnâ mütefekkirler, dâvâ adamları; sadece yaşadığı dönemi değil, sonraki birkaç asrı aydınlatacağına, inandığımız âbide şahsiyetlerdi…
Bu mümtaz insanlar, “Herkes ölür, ama herkes hayatı gerçekten yaşamaz” sözüne örnek teşkil eden ölümsüz fânilerdi...
Onlar, düşünce dünyamızın sönmeyen yıldızları olarak vefâtından sonra da yaşayan, tahlilleri, tespitleri, teşhisleri ve çözüm yolları günümüz meselelerine de ışık tutan, her geçen gün kıymetleri daha iyi anlaşılan ve değerleri artarak devam eden “Mektep Adam”lardı...
İşte Seyyid Ahmet Arvâsî Hoca da; bu müstesnâ mütefekkirlerden, âbide şahsiyetlerden, mümtaz insanlardan, ölümsüz fânilerden ve mektep adamlardan birisiydi.
ARVÂSÎ VE “İ’LÂY-I KELİMETULLAH İÇİN NİZÂM-I ÂLEM ÜLKÜSÜ”...
Seyyid Ahmet Arvâsî, İslâm parantezindeki Türk Milliyetçiliği’nin husûsî adını “İ’lây-ı Kelimetullah için Nizâm-ı Âlem Ülküsü” diye tavsif eden, fikriyatımızı bu doğrultuda tebellür ettiren, gerçek bir münevver, îmanlı bir mefkûre adamıydı. Asırlardır İslâm sancağını taşımayı kendisine vazife bilen, İ’lây-ı Kelimetullah için Nizâm-ı Alem Ülküsü’nü gâye edinen Türk Milleti’nin yetiştirdiği gönül ordusunun nurânî halkalarından birisiydi.
Arvâsî Hoca; mükemmel şahsiyeti, şahsiyetinden kaynaklanan ölçülü tavrı, tevazuu, yüksek ideâli, düşünce dünyası, ilmi, asâleti, ahlâkı ve inancıyla, düşünce hayatımızda derin izler bırakan büyük bir âlimdi.
ARVÂSÎ VE “TÜRK -İSLAM ÜLKÜSÜ”...
Arvâsî Hoca; “Türk-İslam Ülküsü” adlı
3 ciltlik kitabıyla ülkücü hareketin anayasasını yazan, tarihe, beşeriyetin hâfızasına ve Türk milliyetçilerinin gönlüne silinmez harflerle yazılan büyük bir mütefekkirdi.
Arvâsî Hoca, Ülkücü Hareketin fikri temellerini İslâmî ölçülere göre şekillendiren ve yönlendiren çok önemli fikir adamlarından birisiydi. Yaşadığını yazan, yazdığını yaşayan, inandığını söyleyen, söylediğinin arkasında duran bir münevver, örnek bir Alp-Erendi.
Arvâsî Hoca, bütün hayatını İslâm Dîni’ne ve bu hak dîne 1000 yıllık hizmetiyle şereflenen Türk Milleti’ne adamış, mükemmel bir eğitimci, farklı bir yazar, ufku geniş bir erbâb-ı kalemdi.
Ahmet Arvâsî, “Sahâbe-i Kiram’dan sonra İslâm’a en büyük hizmeti Türk Milleti yapmıştır” diyen, “Yıldızlı göklerde dolaşan Hilâl’in mahzun olmasına” gönlü aslâ razı olmayan, “İslâm’ın basiretini ve Türk’ün haysiyetini” temsil eden tam bir karakter âbidesiydi.
Arvâsî Hoca, Yüce İslâm Dîni’yle; Türkistan’da tarih sahnesine çıkan, “Mekke’nin tevhid nûruyla” yıkanan, mefkûresini cihad ruhuyla taçlandıran ve Anadolu’da “Ufukların Efendisi” bir cihan devleti kuran Aziz Türk Milleti’nin İlâhî kader çizgisindeki kesişme noktalarından feyz ve ilhâm alan bir ilim, fikir, düşünce, îman ve aksiyon adamıydı.
Arvâsî Hoca, Allahü Teâlâ’nın Kur’ân-ı Kerim’de “Ey Ehl-i Beyt, Allah sizden her türlü kiri giderip, sizi tertemiz yapmak istiyor..” (Ahzâb, 33/33) şeklinde belirttiği Muhammedî ahlâk ve sâlih îmanla bezenmiş “Nur Nesli”nden, yâni Ehl-i Beyt’tendir…
31 Aralık 1988 tarihinde Hakk’a yürüyen S. Ahmet Arvâsî Hocamızı rahmetle anıyor, aziz hâtırasını hürmetle yâd ediyoruz.
*Dr. Mehmet Güneş
Derleyen: Sefer EREN
İŞTE Seyyid AHMET ARVASİ HOCA'MIZ BÖYLE BİRİSİYDİ. O'NUN VE DİĞERLERİNİN FİKRİ KIYMETİNİ BİLENLERDEN OLALIM İNŞALLAH...
NOT: HOCAMIN FİKRİ VE DÜŞÜNCERİYLE DEVAM EDECEK...
Evet 280 Kişi
Hayır 9 Kişi