Tabancama mermi koyarken mermilerden biri ateşlenmemiş olsa dahi vatanımın toprağına düşse canım yanar.
Azerbaycan’a düşen roket haberini aldığımda markette idim bu haberi market televizyonundan öğrendiğimde baston yutmuş gibi, öylece televizyona bakakaldım ve işte bu acının çok ötesi bir acı yaşadım.
Bu, ben ve ben gibilerin duygusal bakış açısı.
Ama bilimsel siyaset, olayların arka planında saklanan gerçekler duyguların arkasındaki gerçeklerdir.
Yansıtılanların dışında, arka planları anlamak için tarihsel gerçekleri ve sahadaki olguyu irdelemek lazım.
Tarihten başlayalım:
16 Mart 1921’de Ankara Hükümeti tarafından imzalanan Moskova anlaşması ile Nahcivan Türkiye’nin garantörlüğüne alınmıştır.
Bu yüzden Karabağ Savaşlarında, Ermenistan Nahcivan’a saldıramaz.
Nahcivan’ın önemini 90 yıl öncesinden bilen Atatürk, kendi cebinden ödediği parayla aldığı toprakla Nahcivan İle sınır komşusu olmamızı sağlamıştır.
2021’de imzalanan Şuşa Bildirgesi ile de Azerbaycan veya Türkiye’den biri savaşa girerse diğeri de savaşa girer.
Bu bizi bağlayan anlaşmalarla sağlanan resmi gerçeklerdir.
Bunu buraya yazdım, sizler de hafızanıza yazın.
Gelelim, savaşın gidişatı ile ilgili gerçeklere;
Trump, savaşa, “İran'ın ileri gelenlerini öldürür, başsız bırakır, iç savaş başlar mecburen benimle anlaşırlar bu işi kolayca hallederim” mantığıyla başladı.
Sözde bunu çok kısa sürede yapacaktı fakat ağızdan çıkan süre, çok zaman geçmeden 4-6 haftaya yakınlarda ise 1 seneye kadar evirildi.
Değil bir sene bu gidişle 6 ayda bile ne İsrail kalır ne de Trump!
Bu yüzden de;
Olayı daha ivedi tamamlamak için kara harekâtı yapmak gerekiyor.
İsrail’in zaten kara gücü yok!
İran, Türkiye’nin iki katı, çoğunluğu dağlık zorlu bir coğrafyaya ait olduğundan ABD askeri gücünü kullanmak hem askeri hem de politik riskler içeriyor.
Hal böyleyken, kala kala vekil güçler ile başka devletlerin kara ordusuna kalıyor.
Bugünleri hesap eden İsrail’in, İran’daki PKK yanlısı grupları aylardır silahlandırdığı bilgisi ortaya çıktı. Irak tarafından ise hareketlenme başladı bile.
Ama İran’daki en güçlü etnik grup, Türkiye’den sonra en fazla sayıda millet olan ve bu PKK'lilara karşı çıkacak olan Türkler.
Bu stratejik planda, askeri ve dini sebeplerden kaynaklı Ortadoğu’yu iyice karıştırmaya çalışan ve bu karmaşadan en fazla fayda görecek olan ülke ise İsrail.
Türkiye ve Azerbaycan’a İran tarafından atıldığı iddia edilen füzelerin atılma mantığı buraya kadar yazdıklarımda saklı!
Şimdi iyice mantıklı düşünelim;
İran, mahvolacağını bile bile Türkiye’yi, Azerbaycan’ı bırak vurmaya yeltenmeyi, düşünür mü?
İran; Türkiye’nin ne Irak’a, ne Suriye’ye ne de tasma sahipleri yanında olmadan havlayamayan İsrail’e benzemediğini çok iyi bilir.
İran'ın değil akıllıca, en aptalca olasılıklarının dahi en sonuncusudur Türkiye ile kötü olup Türkiye’yi karşısına almak.
“İyi de vurdu” diyenler olabilir.
Şimdi burada da bir duralım:
Öncelikle Türkiye'ye füze düşmedi. Türkiye’ye düşenler Suriye üzerinde seyreden, nereden geldiği, nereye gittiği belli olmayan füzenin vurulan parçaları.
Hem madem Türkiye vurulacak, füze niye İran'a daha yakın olan Kürecik, İncirlik'e ateşlenmiyor da, Hatay'ın alt taraflarındaki Suriye semalarında gezdiriliyor.
İran vurduğu ülkelerin hangisine ben vurmadım dedi ki Türkiye ve Azerbaycan’a diyor.
Yukarıda yazdığım sebeplerden dolayı:
Azerbaycan’a düşen roketin de İran Devleti tarafından atıldığını zannetmiyorum.
“İyi de İran tarafından atıldığı kesin.” diyenlere, İran hava sahasında, İran helikopteri tarafından düşürülüp öldürülen ama kaza diye açıklanan, İran Cumhur Reisi’ni, İsrail’in en büyük silahı dolarla satın alınan İranlı Mossad ajanlarını ve yine onlar sayesinde öldürülen Hamaney ve 48 üst düzey İranlıyı hatırlatırım.
İran vurdi susü verilerek Kendi topraklarındaki kutsali Kudüs'ün bile vurmaktan bahseden gene İsrail!!
Aynı zamanda, ABD Genelkurmayının, “İran’ın SİHA’larını çaldık üstünü boyadık onlara karşı kullanıyoruz” dediği ortada.
İran’da düğmelere basma yetkisi olan ve ortalığın iyice karışmasını isteyen satılmış kişiler bu yetkiyi, ister İran içinde ister başka ülkelere neden kullanılmasın!
İş bu halde Milli kılcal damarlarımıza dokunacak şekilde daha yüksek boyutlarda saldırılar olursa da hiç şaşmam.
Açıkça, bu atılan roketlerin arkasında Evanjelik, Siyonist akıl ve onun devlet temsilcisi İsrail var diyorum.
Oynanan oyunu görüp, Uyanık, soğukkanlı olmak; başkalarının gazıyla hareket etmemek ve konuşmamak, yazmamak lazım.
Türkiye bir şekilde özellikle kara ordusu ile karışırsa, 5. Madde gereği NATO’yu özellikle İran’ın kuzeyine, Güney Azerbaycan’a ve kuzey-güney yönündeki Irak sınırına getirip oluşacak karmaşa sonrası İsrail ve ABD baskısıyla şu haritayı oluşturmayı hedefliyor: ABD, İngiltere, İsrail’in sömürerek yönetebileceği küçük devletçikler ve rejimler.

Barış içinde kalmanız umuduyla, sağlık, huzur diler, saygılarımı sunarım!
#Azerbaycan #Aliyev #İran #Türkiye #Ortadoğu #İsrail #Trump #Nahçıvan #ŞuşaBildirgesi #GüneyAzerbaycan #İranOrdusu #Jeopolitik #OrtadoğuSavaşı #BüyükOyun #LiderDiplomasisi
#Azerbaycan #BJKvGS #Aliyev #cumartesi #EspanaTurquia #TaşacakBuDeniz #İspanyol #İspanya #BeşiktaşınMaçıVar #hayırlıcumalar #VeliahtFinalOlmasın #HandeYener #ErenTozlu #LiderDiplomasisi #GündemGazze #BurcuGüneş #F16 #İranOrdusu #Azeri #BeştepeyeSesleniyoruz #ABDBaşkanıDonaldTrump #İBFKvGÖZ #İranOrdusu #Göztepe #Vargas #FahrettinAltun #ErenTozlu #BeştepeyeSesleniyoruz
Evet 298 Kişi
Hayır 11 Kişi