28 Şubat sabahı ABD ve İsrail’in İran’daki stratejik hedeflere yönelik gerçekleştirdiği hava operasyonları, Orta Doğu’da kartların yeniden karılmasına neden oldu. Batılı kaynaklarda "Epic Fury" kod adıyla anılan bu müdahale, yalnızca bölgesel bir çatışma değil; küresel güç dengelerinin test edildiği jeopolitik bir dönüm noktasıdır.
1. Olgusal Tablo: Hedefte Ne Var?
Operasyonun ilk dalgası, İran’ın askeri ve nükleer kapasitesini "felç etmeyi" hedefliyor. Gelen bilgiler, saldırıların tesadüfi olmadığını kanıtlar nitelikte:
Nükleer Felç: Natanz ve Fordo tesisleri sığınak delici bombalarla hedef alındı.
Komuta Kontrol: İsfahan ve Şiraz’daki füze fabrikaları ile DMO komuta merkezleri devre dışı bırakıldı.
Diplomatik Fay Hattı: Rusya ve Çin, saldırıyı "uluslararası hukukun iflası" olarak nitelendirip BM'yi acil toplantıya çağırdı. Ancak Batı cephesinde tam bir görüş birliği yok; bazı Avrupa başkentleri bölgesel kaosun kapıda olduğundan endişeli.
2. Güç Merkezlerinin Satranç Tahtası: Risk ve Temkin
Bu süreçte iki dev blok da "sırat köprüsü" üzerinde ilerliyor:
Batı Bloku: Washington için en büyük risk, savaşın uzaması ve petrolün varil başına 150 doları aşarak küresel enflasyonu patlatması.
Doğu İttifakı: Moskova ve Pekin şu an için "diplomatik kalkan" pozisyonunda. Rusya, enerjisini Ukrayna’dan kaydırmak istemezken; Çin küresel ticaret ağlarının kopmasından korkuyor. Ancak İran’ın tamamen çökmesi, bu iki güç için "jeopolitik intihar" anlamına gelecektir.
3. Bölgesel Denklemde Türkiye ve Azerbaycan
Çatışmanın kalbinde yer alan iki kardeş ülke için bu süreç kritik fırsatlar ve riskler barındırıyor:
Enerji Güvenliğinin Yeni Adresi: İran’ın sistem dışı kalması, Azerbaycan’ın Avrupa için enerji arzındaki önemini perçinliyor.
Zengezur Koridoru: Bölgedeki istikrarsızlık veya İran’ın zayıflaması, Zengezur koridorunun önündeki barikatları kaldırabilir.
Ankara’nın Denge Oyunu: Türkiye, NATO müttefiki kimliği ile Rusya ile diyaloğunu sürdüren yegane "düzenleyici" güç olarak sahneye çıkıyor.
4. Yıpratma Savaşı ve İç Parçalanma Riski
İran için asıl tehdit dışarıdan gelen füzeler değil; uzun vadeli bir yıpratma savaşı sonucunda oluşabilecek ekonomik ve sosyal çöküştür. Dış baskı toplumu konsolide etse de, derinleşen ekonomik kriz iç parçalanma riskini her zamankinden daha yakın kılıyor.
SONUÇ: Stratejik Sabır Kazandıracak
2026 Şubat olayları, eski dünya düzeninin artık miadını doldurduğunu kanıtladı. Avrasya coğrafyasında yeni bir güvenlik mimarisinin sancılı doğum sürecine tanıklık ediyoruz. Bu yeni dönemde devletlerin kaderini artık yalnızca füzeler değil; stratejik sabır, dayanıklılık ve ekonomik sürdürülebilirlik belirleyecektir.
Evet 296 Kişi
Hayır 11 Kişi