Ne acı bir dünya… Canlı yayınlarda, tüm dünyanın gözü önünde Gazze’de yüz binlerce masum çocuk, kadın, hasta ve yaşlı hayatını kaybederken; hastaneler, okullar, kiliseler, camiler, tarihi yapılar ve sivil yerleşim alanları bombalanıyor, ama İsrail’e tek bir yaptırım uygulanmıyor. Buna karşın İran sokaklarında camileri, dükkânları, okulları ve hastaneleri yakıp üç yaşındaki bir çocuğun ölümüne yol açan Siyonist teröristler bahane edilerek 95 milyon insanın hayatıyla oynanıyor ve İran’a yaptırımlar uygulanıyor.
Bu adalet anlayışına tükürüm.
Amerika yeryüzünden silinmediği sürece gerçek adalet dünyaya gelmeyecek. Ancak her zulmün bir sonu vardır. Bu zalimler —Amerika ve İsrail— zulümleriyle adeta Allah’ı kıyamete zorlarcasına hareket ediyor. Ne yazık ki, beyinleri yıkanmış bazı insanlar hâlâ bu zulmü savunabiliyor.
İran’daki molla rejimi elbette sona erecek, ama bu Amerika ya da İsrail eliyle olmamalı. Artık bölgede Afganistan’ın, Suriye’nin, Irak’ın ve Lübnan’ın kaderini kimse yaşamamalı. “Müslüman” bahanesiyle Orta Doğu’da insanları ve medeniyeti yok eden bu şeytanlar; kanla beslenen, kendilerini yeryüzünün sahibi sanan ruh hastalarıdır.
Artık birileri onlara dur demeli. Orta Doğu’da akıl ve vicdan sesi yükselmeli; milyonlarca çocuğun ahı yerde kalmamalı. “Yeni dünya düzeni” söylemleriyle insanlık perişan edildi. Bugün dünyadaki pek çok kötülük, bu güç merkezlerinin karanlık hesaplarından kaynaklanıyor.
Dünya insanı uyanmalı ve kendine gelmeli. Günlük olaylara programlanan, geleceğini düşünmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur. Artık dünya, doğru ayarlarına dönmeli. İnsanlar kendilerini bu şeytanlara kullandırmamalı. Unutmayın: Bu insan düşmanı yaratıklar için kendilerinden başka hiçbir değer yok.
Birleşin ve bu zalimlere “hayır” demeyi bilin.
Birleşin, kendi kaderinizi kendiniz çizin. Unutmayın, dışarıdan gelecek “özgürlük”, özgürlük değildir; başkasının kölesi olmaktır. Pehlevi rejimini gönderen molla rejimi de dışarıdan geldi. Bu yüzden halk özgür olmadı. Artık bundan bir netice çıkarılmalı. Amerika’nın ve İsrail’in kölesi olmaktansa, mollanın zulmüyle uğraşmayı şeref bilip özgürlüğünüz için mücadele verin. Elden gelen yemekle karın doymaz. Kölesi olmak için mücadele vermekdense, şerefiyle ölmek daha iyidir.
---
Not: İran sınırları içindeki Güney Azerbaycanlı kardeşim; önceliğin içeride kendi liderini seçmektir. Dışarıdan sana servis edilen “lider”, küresel mafyanın uşağıdır. Unutma, lidersiz hiçbir yol sonuca varmaz.
Bu arada İran içinde bir yol kat ettiniz. Uzun yıllardan sonra ilk kez dışarıdaki “Güneylileri” dinlemediniz, seçimi boykot etmediniz. Neticede ikinci tura gidildi ve sandıktan “Azerbaycan, Türkiyem” diyen bir cumhurbaşkanı çıktı. Aynı duruşu parlamento seçimlerinde de ortaya koyun. Mecliste çoğunluğu elde ederseniz, sivil kayda değer bir değişim de sağlayabilirsiniz.
Siz isterseniz olur. Unutmayın, o topraklarda son söz Türk’ündür. Eğer böyle olmasaydı, Amerika şimdiye kadar o topraklarda defalarca darbe yapmıştı. 1979’da da Şah, sizlerin desteğiyle gönderildi. Çünkü Şah rejimi Türklere zulmediyordu. Sadece 1946’da on binlerce Türk, şehirler bombalanarak katledildi; hapisler ve sürgünler yaşatıldı.
Küresel güçler, sizin bu hassasiyetinizi her zaman kullandı. Rejim karşıtı öfkenizi onların hizmetine vermeyin. Bu enerjinizi kendi mücadeleniz için saklayın. Aksi hâlde yarın gelecek yeni bir şah ya da herhangi bir ABD/İsrail güdümlü yapı, sizin yurdunuzda “Kürdistan” ilan edecek ve elinizde kalan Güney Azerbaycan topraklarını size çok görecektir.
Çünkü küreselciler o topraklarda güçlü bir Türk topluluğu istemiyor. Adaletin olmadığı bu iğrenç dünyada sizi büyük sürgünler ve zulümler bekliyor. Gazze’de yapılanların bin beteri size yapılacak ve kimse yardımınıza koşmayacak. Sadece ekranlarda sizi konuşup tıklama alarak para kazananlar, ara sıra adınızı anacak.
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi