Ukrayna cephesinde kartlar yeniden karılıyor. Ocak 2026’da Abu Dabi’nin lüks otellerinde kapalı kapılar ardında sızan bilgiler, sadece Kiev’i değil, tüm bölge dengelerini sarsacak nitelikte. Batı, Ukrayna’nın önüne "şok" bir teklif koydu: "Donbas’ı ver, 800 milyar doları al." Peki, bu bir kurtuluş reçetesi mi, yoksa modern bir Münhen ihaneti mi?
1. Masadaki Zehirli Rakam: 800 Milyar Dolarlık İllüzyon
Batı koalisyonu, Zelenskiy yönetimine nefes kesici bir meblağ vaat ediyor: Ukrayna’nın yeniden imarı için tam 800 milyar dolar. Ancak madalyonun öteki yüzü karanlık. Bu para, ABD Hazinesi’nden çıkacak bir hibe değil; dev yatırım fonu BlackRock üzerinden pazarlanan bir "yatırım paketi".
Aslında olan şu: Ukrayna’nın egemenliği, küresel sermayeye tahvil ediliyor. BlackRock bir hayır kurumu değil, bir finans devidir. Ukrayna’ya sunulan teklif aslında barış değil, ülkenin kalan stratejik varlıklarının "yok fiyatına" devredilmesidir.
2. Donbas Dosyası: Tahkimat mı, Açık Kapı mı?
Askeri strateji uzmanlarına göre bu teklif tam bir intihar senaryosu. Ukrayna’nın on yıldır kanıyla suladığı, her metresini betonla ördüğü Kramatorsk, Slavyansk ve Pokrovsk hattının savaşsız teslim edilmesi isteniyor.
Donbas sadece bir toprak parçası değil, Ukrayna’nın "çelik zırhı"dır. Eğer Kiev bu savunma hattından çekilirse, Rus tankları için Dinyeper’e kadar uzanan uçsuz bucaksız düzlüklerde hiçbir engel kalmayacak. Yani barış adına sunulan bu taviz, Moskova’ya bir sonraki saldırısı için "altın tepside" bir operasyon sahası sunmak demektir.
3. "Önce Toprak, Sonra Para": Operasyonel Tuzak
Anlaşmanın en kirli detay ise "takvim" kısmında gizli. Batı’nın dayattığı plan şu: "Önce askeri mevzileri boşalt, toprakları devret; para ve güvenlik garantileri sonra gelecek." Bu, jeopolitik bir "kumar"dır. Ukrayna kalesinin kapılarını açtıktan sonra Washington’da rüzgar tersine dönerse ne olacak? Kiev, hem elindeki en güçlü savunma hattını kaybetmiş hem de vadedilen parayı alamamış bir şekilde ortada kalma riskiyle karşı karşıya.
4. 1938 Münhen Sendromu Geri mi Dönüyor?
Tarih tekerrürden ibarettir. 1938’de Çekoslovakya’nın Sudet bölgesini Hitler’e "barış gelsin" diye ikram edenler, aslında İkinci Dünya Savaşı’nın fitilini ateşlemişlerdi. Bugün Abu Dabi’de pişirilen plan, o dönemin kirli ruhunu taşıyor.
Putin’in, burnunun dibinde NATO askerlerine veya Batılı garantörlere izin vereceğine inanmak ise tam bir "siyasi safdillik". Kremlin için bu savaş, Ukrayna’yı silahsızlandırma savaşıdır; dolayısıyla kağıt üzerindeki garantiler Putin için sadece yırtılmayı bekleyen birer müsveddedir.
SONUÇ: Masadaki Tablo Net
Abu Dabi’deki bu gizli trafik, Ukrayna’ya uzatılan bir can simidi değil, bir teslimiyet protokolüdür. Gerçek güvenlik garantisi ne BlackRock’ın dijital paralarında ne de Batılı siyasilerin içi boş vaatlerindedir. Ukrayna için tek gerçek garanti, cephedeki beton tahkimatlar ve ordunun caydırıcı gücüdür.
Şimdi gözler Kiev’de: Bu "geopolitik intihar" teklifi reddedilecek mi, yoksa Ukrayna tarihin en büyük satışına mı zorlanacak
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi