Yazar ve düşünür Diyar Hurmuzlu, kaleme aldığı değerlendirmede ABD’nin Venezuela’ya yönelik ekonomik, siyasi ve medya temelli baskılarını yalnızca bir dış politika tercihi olarak değil, ahlaki bir sorun olarak ele aldı. Hurmuzlu’ya göre Venezuela’da yaşananlar münferit bir kriz değil, gücün etik ilkelerden koptuğunda nasıl sistematik bir adaletsizlik ürettiğinin açık bir örneği.
Metinde, ekonomik yaptırımların ve siyasi izolasyonun bir hükümetten ziyade doğrudan halkı hedef aldığı vurgulanırken, bu durumun “toplu cezalandırma” anlamına geldiği ifade ediliyor. Hurmuzlu, uluslararası hukukun çıkar odaklı şekilde seçici biçimde uygulanmasının, evrensel değerleri anlamsızlaştırdığına dikkat çekiyor.
Ahlaki boyutta, özgürlüğün ve demokrasinin zor ve baskıyla dayatılamayacağını belirten yazar, “Güç, ahlaki sınırlarla kullanılmadığında adalet üretmez” görüşünü savunuyor. Felsefi açıdan ise denetimsiz gücün zamanla norm ihlallerini olağanlaştırdığı, bunun da küresel ölçekte yeni adaletsizlik biçimlerini doğurduğu ifade ediliyor.
İnsani perspektifte Venezuela halkının istatistik ya da enerji denklemi değil, temel yaşam hakkına sahip bireyler olduğunun altı çiziliyor. Hurmuzlu, halkların açlık ve yoksullukla baskı altına alınmasının hangi gerekçeyle olursa olsun etik bir çöküş anlamına geldiğini belirtiyor.
Yazının sonunda, Venezuela örneğinin dünya kamuoyu için bir “vicdan testi” olduğuna işaret edilerek, sessizliğin ve gerekçelendirme çabalarının zulme ortaklık anlamına geldiği vurgulanıyor.
Spot Haber (≤230 karakter):
Diyar Hurmuzlu, ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırım ve baskı politikalarını etik, felsefi ve insani yönleriyle ele aldı. Hurmuzlu’ya göre yaşananlar, küresel sistem için bir vicdan sınavı niteliği taşıyor.
#Etiketler
#Venezuela #ABD #DışPolitika #Yaptırımlar #UluslararasıHukuk #İnsanHakları #Ahlak #Felsefe
Evet 287 Kişi
Hayır 9 Kişi