16834,12%0,95
43,82% 0,16
51,69% 0,16
7182,08% 2,07
11729,31% 0,51
Videoyu izlemenizi öneririm; çocuklar ve robotlar birlikte uzak doğu martial arts'ından senkronize bir şov sundular. Seyretmesi gerçekten eğlenceliydi.
Emek, disiplin, hüner, yetenek ve bilimsel kusursuzluk bir aradaydı. Robotlar nunchaku çeviriyor, drunken fist yapıyor, backflip atıyor, yüksek hızda senkronize hareket ediyordu – geçen yıla göre inanılmaz bir sıçrama.
Ama işte tam da bu kusursuzluk, geleceğimiz adına düşündürücüydü. Perde arkasında provalar yapılmış, robotlar insan hareketlerini taklit etmekle kalmamış, insan gücünden katbekat çevik, hızlı ve duygu dışı bir hassasiyetle icra etmişlerdi.
Geleneksel kung-fu silahlarıyla (nunchaku, kılıç, sopa) sahnede yer almaları, hem hayranlık hem de tedirginlik uyandırıyordu. Bu gösteri, teknolojinin yumuşak ve sempatik yüzünü sergilerken, bir yandan da potansiyel askeri ve güvenlik boyutlarını akla getiriyordu.
Çünkü bu robotlar artık sadece eğlence aracı değil: Askeri düzeyde kullanılabilecek insansı ordular, hücum tugayları, biyoteknik protezler uzak gelecek olmaktan çıktı.
Ülke ayrımı gözetmeksizin, bu teknolojik evrimin vandallaşma riskine dikkat çekmek istiyorum. Bize dost olan teknolojinin başımızın üstünde yeri var, o ayrı. Ama tedbiri elden bırakmadan dostluk da kurulabilir, değil mi?
Geçenlerde Çin sever bazı kişilerden gelen tehdit ve uyarı telefonlarına rağmen susmuyorum. Telefonda uzun edebi cümlelerle anlattıkları "hikâyeyi" sonuna kadar dinledim.
Hatta "Çin Halkının Yabancı Ülkelerle Dostluk Derneği" (CPAFFC – Chinese People's Association for Friendship with Foreign Countries) gibi kuruluşları da böylece öğrenmiş oldum. Objektif olmak adına dinlerim elbette. Ama turistik basın gezilerinde güzelleme yapan meslektaşlarım gibi değilim.
Konu benim için belli bir ülkeyle sınırlı değil. Demek istediğim şu: Risk ve tehlikeler bazen uzak bir seçenek gibi görünür, ama yarın kapınıza dayanabilir.
Bu teknolojik gelişmeler tehlike haline gelmeden hazırlıklı olmalıyız. Gücümüzü iyilik alanında katlayalım. Yapay zeka, robotik, çip üretimi, hipersonik savunma, nükleer enerji, uzay mühendisliği, veri ve yazılım gibi alanlarda öncü olalım. Agresif yaklaşımlara karşı itidal gösterelim. Çünkü gelecekte kontrol tamamen insanda olmayacak.
Risk ve hayatta kalma değerlendirmeleri yapan otomasyon sistemleri, ağ tabanlı yapay zekâlar her sektöre girecek. Kötü senaryo illa Transformers ya da Terminatör değil. Humanoid çağ başladı; robotlar kendi üretimini, yazılımını, ihtiyaçlarını öngörebilecek seviyeye gelecek.
O gün geldiğinde, "ceza, hak, suç, hukuk, adalet" gibi kavramları insan dışı "teknolojikler" (kendi tabirimle) kendi oportünizmleri doğrultusunda yorumlayabilir. Anlamadığımız dillerde, ağ verileri üzerinden iletişim kurabilirler. Dünya meselelerinin en üstünde bir problem haline gelebilirler. Sizce de mümkün değil mi?
Henüz Birleşmiş Milletler veya dünya devletleri, "teknolojikler" için geniş çaplı sınır ve hukuk kuralları getirecek ortak bir tasarı üretmedi.
Türkiye'nin çok dikkatli olması şart. Hinterlandını koordine edecek bir "Dijital Çağda Siber Vatan" mantığını geliştirmeli, "Türkiye Merkezli Siber Dünya" bakış açısını güçlendirmeliyiz.
Bunun için özellikle yapay zeka, robotik, çip üretimi, AR-GE, hipersonik ve balistik savunma, nükleer enerji, uzay mühendisliği gibi alanlarda teşvik, destek ve uluslararası partnerliklere ihtiyacımız var.
Dünyanın mevcut nüfus, üretim, sağlık, askerî, ticaret, ekonomi ve enerji dengesinin sürdürülebilir 50 yılı olduğunu maalesef düşünmüyorum. Umarım yanılırım. Ama yine de ihmal etmeyip hazırlıklı ve ihtiyatlı davranalım.
Ez cümle: Çin en eski komşularımızdan. Endişelerim ülkeden bağımsız, teknolojiyle ilgili. Yarın başka ülkeler, başka firmalar da bu seviyeye gelecek. Yakın gelecekte tüm dünyayı kapsayacak gelişmeleri dillendirmek şart. Yoksa niye pesimist konuşalım ki?
Çinlilerin Yeni Yılı kutlu olsun. Huzur, barış ve gönenç dolu bir yıl dilerim; dünya insanlarına, tabiata ve tüm canlılara...
#ÇinYeniYılı #BaharFestivali #Robot #Unitree #AtYılı #ChineseNewYear #SpringFestival