15601,63%-0,65
44,07% 0,00
51,08% -0,19
7213,89% -1,19
11762,06% -1,54
Hasan BARIN
İran İsrail savaşından ateşkes sağlanır sağlanmaz Dürzi ayaklanması çıkmasını nasıl yorumluyorsunuz
Muhtar Fatih:
Güç Boşluğu ve Odak Dağılımı: Büyük aktörlerin dikkatinin İran-İsrail çatışmasına yoğunlaştığı bir dönemin hemen ardından, yerel unsurların kendi gündemlerini öne çıkarması şaşırtıcı değildir. Ateşkesle birlikte bölgesel güçlerin dikkatinin başka alanlara kayması, uzun süredir birikmiş toplumsal gerilimlerin dışa vurulması için fırsat yaratmış olabilir.
2. Dürzi Toplumu ve Siyasi Talepler: Dürziler, özellikle Suriye ve Lübnan’da devlet otoritesiyle hem iş birliği hem de gerilim dolu bir ilişki yaşamış bir topluluktur. İsrail’deki Dürzi nüfus ise, askerî hizmete katılım gibi entegrasyon göstergelerine rağmen, son dönemde artan ayrımcılık, kimlik tartışmaları ve bölgesel çatışmalar karşısında daha belirgin bir politik tavır sergilemeye başlamıştır. Ayaklanma, bu kimlik geriliminin ve siyasi dışlanmışlık hissinin sonucu olarak okunabilir.
3. Bölgesel Aktörlerin Etkisi: Ayaklanmanın zamanlaması, dış aktörlerin bir iç dinamiği harekete geçirme çabası olarak da değerlendirilebilir. Özellikle Lübnan, Suriye veya İsrail içindeki gelişmelerin Dürzi nüfus üzerindeki etkisi ve İran veya Hizbullah gibi aktörlerin bu gruplar üzerinde dolaylı etkileri de göz ardı edilmemelidir.
4. Post-Savaş Yeni Dönem Sinyali: Ateşkes sonrası çıkan bu tür hareketler, savaşın sona ermesinin barış anlamına gelmediğini, aksine farklı grupların söz sahibi olma mücadelesinin yeni bir safhaya geçtiğini gösteriyor. Dürzi ayaklanması, sadece bir etnik grubun çıkışı değil, aynı zamanda bölgenin yeni dönemdeki güç mücadelelerinin habercisi olarak da okunabilir.
Sonuç olarak, bu ayaklanma; sadece etnik bir kalkışma değil, aynı zamanda bölgesel bir kırılmanın, siyasi hesaplaşmanın ve kimlik temelli mücadelelerin yeni bir aşamasını temsil etmektedir. Bu nedenle, gelişmeler dikkatle izlenmeli, yalnızca güvenlik değil, sosyo-politik ve tarihsel arka plan da hesaba katılarak yorumlanmalıdır.
Hasan BARIN
Bazı uzmanlar İsrail in Suriye ye saldıracağını söylüyordu. Israil'in Suriye içişlerine karışır şekilde müdahalesinin nedeni nedir?
Muhtar FATİH
İsrail’in Suriye karışır şekilde müdahale etme ihtimali, birkaç stratejik nedene dayanmaktadır:
1. Güvenlik Kuşağı Oluşturma: İsrail, Golan Tepeleri çevresinde kendisi için bir güvenlik tamponu oluşturmak istiyor. Suriye’nin güneyindeki istikrarsızlık, İsrail için doğrudan bir tehdit algısı yaratıyor.
2. İç Siyasi Hesaplar: İsrail’deki siyasi iktidar, dış operasyonlarla hem iç kamuoyunu konsolide etmek hem de dikkatleri iç sorunlardan uzaklaştırmak isteyebilir.
3. Bölgesel Güç Dengesi: Suriye’de zayıf ya da bölünmüş bir yapı, İsrail’in uzun vadeli stratejik çıkarlarına daha uygun görülüyor. Bu nedenle İsrail, Suriye’deki gelişmeleri şekillendirmek isteyebilir.
Kısacası, İsrail’in Suriye’ye müdahale etme motivasyonu; İran karşıtı strateji, sınır güvenliği, iç politika ve bölgesel güç dengelerini etkileme hedeflerinden kaynaklanmaktadır.
3-Haberlerden takip ettiğime göre şu anki resmi hukumet Başkanı Şara nin o esnada bulunduğu yerler hedef alınıyor. Şara öldürülecek Suriye de daha büyük kaos mu hedefleniyor.
Eğer gerçekten Başkan Şara’nın bulunduğu bölgeler bilinçli şekilde hedef alınıyorsa, bu durum doğrudan bir siyasi suikast girişimi olarak yorumlanabilir. Şara’nın öldürülmesi, sadece bir liderin kaybı değil, aynı zamanda Suriye’de mevcut dengeyi sarsacak ve ülkeyi yeni bir kaos dalgasına sürükleyecek bir gelişme olur.
Bu tür saldırılar genellikle iki amaç taşır: Ya mevcut yönetimi tamamen çökertmek ya da ülkeyi istikrarsızlaştırarak dış müdahalelere ve vekâlet savaşlarına daha açık hale getirmek. Dolayısıyla hedef sadece Şara’nın şahsı değil, Suriye’nin geleceğini şekillendiren siyasi yapıdır.
Sonuç olarak, eğer bu saldırılar planlıysa, amaç Suriye’de kontrollü bir çözüm değil, daha büyük bir kaos ortamı yaratmak olabilir.

Hasan BARIN
Türkiye nin Terörsuz Türkiye söylemleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Terorsuz Türkiye sureci ile ilgili son açıklamalarından ve akabinde PKK'nin kabul edilemez taleplerinde ve Sayın Şara'nın Azerbaycan gezisinden hemen sonra bu olayların patlak vermesi tesadüf müdür.
Muhtar FATİH
Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” söylemi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki kararlılığı, son dönemde terörle mücadelede yeni bir safhaya girildiğini göstermektedir. Bu süreçte PKK’nin tekrar sahneye çıkması ve kabul edilemez taleplerde bulunması, bölgede yeni bir denklem kurulmaya çalışıldığını düşündürmektedir.
Aynı zamanda, Sayın Şara’nın Azerbaycan ziyareti; Suriye’nin bölgesel açılım arayışları, Türk dünyasıyla kurulan ilişkiler ve yeni ittifak imkanları açısından önemli bir adımdı. Bu ziyaretin hemen ardından hem iç karışıklıkların hem de dış müdahale ihtimalinin artması, birçok açıdan tesadüf gibi görünmemektedir.
Bu gelişmeler bir arada değerlendirildiğinde, bölgede bazı güç odaklarının Türkiye-Suriye yakınlaşmasından ve Türk dünyasıyla kurulan yeni bağlardan rahatsız olduğu, bu nedenle çeşitli yollarla süreci sabote etmeye çalıştığı söylenebilir. Yani yaşananlar bir tesadüf değil, daha büyük bir jeopolitik mücadelenin parçasıdır.
Hasan BARIN
Bu olayları ben Suriye'de üsleri olan ve Suriye Hükümeti ile sıkı ilişkileri olan Türkiye'ye bir gözdağı uyarı olarakta algılıyorum. Bu konudaki fikriniz nedir?
Muhtar FATİH
Bu olayları Türkiye’ye yönelik bir gözdağı ya da uyarı mesajı olarak algılamak son derece makul bir yaklaşımdır. Türkiye’nin Suriye’de hem sahada fiilen varlık göstermesi hem de Şam yönetimiyle yeni bir diplomatik sayfa açma yönünde adımlar atması, bazı bölgesel ve küresel aktörleri rahatsız etmektedir. Bu aktörler, Türkiye’nin etkisini kırmak ve Suriye’nin kendi iradesiyle hareket etmesini engellemek için bu tür saldırılarla baskı kurmayı hedefliyor olabilir.
Özellikle Sayın Şara’nın Azerbaycan ziyareti sonrası yaşanan gelişmeler, bu sürecin tesadüfi olmadığını gösteriyor. Türkiye-Suriye-Azerbaycan hattında oluşabilecek yeni iş birlikleri, bazı dengeleri değiştirme potansiyeline sahip. İşte bu nedenle, yaşanan saldırılar sadece askeri değil, aynı zamanda siyasi ve psikolojik mesajlar da içeriyor.
Ancak İsrail’in Şam’ın merkezini vurması gibi ağır saldırılar bile, Suriye Cumhurbaşkanı’nın azmini kıramayacaktır. Halkın kararlılığı ve topyekûn direnci sayesinde Suriye, sadece kendini savunmakla kalmayacak, bütün topraklarına yeniden egemen olacak bir iradeye sahiptir. Bu saldırılar halkın direncini kırmak yerine, birliğini ve kararlılığını daha da güçlendirecektir.
Hasan BARIN
Olaylar sizce nereye kadar verilir bu konudaki düşünceleriniz nedir
Muhtar FATİH
Süveyda’daki Dürzileri “koruma” gerekçesiyle Suriye’yi kaosa sürüklemeye çalışan İsrail, aslında uzun vadede hiçbir amacına ulaşamayacaktır. Bölgede sürdürülen bu müdahaleler, sadece geçici gerilimler yaratmakla kalmaz, İsrail’in kendi iç sorunlarını çözmesini de engeller. Gazze’de yaşanan trajediler ve artan uluslararası baskılar, İsrail’in gerçek sorunlarını gizleyemez.
Sonuçta, bu politikalar İsrail’i kendi batağına sürükleyecek; hem bölgesel hem de iç siyaset açısından daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Suriye halkının direnci ve bölgenin dinamikleri, dış müdahalelerle değiştirilemeyecek kadar güçlüdür. İsrail’in bölgede yarattığı kaos, kendi geleceğini daha da karartacaktır.
#Muhtar Fatih #Suriye #Suriye Türkmenleri #Şara #İsrailSaldırısı #Dürzi
#Barinajans #Hasan Barın
#MSB #Milli Savunma Bakanlığı #İsrail #AdaletCaydırıcı Olsun #Şara #marmaray #Dürzi #Yusuf Tekin #Esad #Ekrem İmamoğlu #güzel çay #Samedo #Fatih Altaylı #Taban1800 ZamYuzde50 #Ekrem İmamoğlu #Çağla Şikel #YeniYasaKademeOlmalı #Amerika #Grok #fetö #DogumBorclanmasınaEvet #Ethereum #BagkurlununHakkıYendı
#SONDAKİKA #Bakan ##Süveyda #Memur #Haram #Bedevi #Portekiz 2 #Yarı #Hazırlık #Ares #Karşıyaka #Eray Yazgan #Sınav #Özel #Kamu #İşçi #Aile #Kademeli #YeniYasaKademeOlmalı #BuMuAdalet #Fetö #Adalet #Yalan #İmam