15826,55%0,97
43,35% 0,23
50,90% -0,03
6858,39% 0,31
11140,50% 1,77
Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Teşkilatı Azerbaycan Ülke başkanlığı "20 Ocak 1990 katliamının 36. yıl dönümü " günü dolayısıyla bir Beyan yayınladı.
"Barinajans.com" haberine göre Beyanda şu ifadelere yer verildi:
Türk Dünyası Dayanışma ve Yardımlaşma Teşkilatı
Azerbaycan Ülke Başkanlığının
B E Y A N I
20 Ocak 1990-cı il katliamı, insanlığa karşı işlenen, siyasi ve hukuki değerlendirmesini alamamış insanlık suçlarından biridir. 1988-90 yıllarında SSCB yönetiminin Azerbaycan halkına karşı yürüttüğü dini ve etnik ayrımcılık politikası, yüz binlerce soydaşımızın bugünkü Ermenistan'daki (Batı Azerbaycan) tarihi topraklarından kovulmasına ve etnik temizliğe maruz kalmasına yol açtı. İşgalci Ermenistan'ın tarihi topraklarımız Karabağ'a yönelik asılsız toprak iddialarına tepki olarak Azerbaycan halkı kitlesel protestolara başladı. Sovyet ordusu, ulusal kurtuluş hareketini güç kullanarak bastırmak için Uluslararası Hukuku ve Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasını ağır bir şekilde ihlal etti ve sivil halka karşı benzeri görülmemiş bir katliam gerçekleştirdi.
Sovyet imparatorluğunun masum insanlara karşı gerçekleştirdiği vahşi terör eylemine rağmen Azerbaycan halkının iradesini kırmak mümkün olmadı. 26.000 kişilik silahlı Sovyet ordusu, özel kuvvetler ve iç birliklerden oluşan bir birlik, suçlu Kremlin liderliğinin emriyle Bakü, Sumgait, Astara, Neftchala ve Lenkeran'da çocuklar, kadınlar ve yaşlılar da dahil olmak üzere sivil halka karşı katliamlar gerçekleştirdi. İşgalci Sovyet Ordusunun askeri saldırısı sonucu 149 sivil öldürülmüş, 744 kişi ağır yaralanmış, 4 kişi kaybolmuş, 800'den fazla kişi tutuklanmıştı.
20 Ocak katliamında sivillere kanlı işkenceler yapılmış, yüzlerce kişi öldürülmüş veya yaralanmış, mağdurlar arasında kadınlar, yaşlılar ve çocuklar da yer almış, diğer vatandaşlar ise olaylarla ilgili doğru bilgi alma imkanından mahrum bırakılması İnsan Hakları ve Özgürlüklerinin ağır ve kitlesel bir ihlaliydi.
Güney Kafkasya'da yaşanan ve yaşanmakta olan tüm olaylar, Batı - Vatikan'ın, ABD'nin, Avrupa'nın ve Rusya'nın yüzyıllardır Türkiye ve Azerbaycan'a karşı yürüttüğü yabancı düşmanlığı politikasının mantıksal sonucudur.
18 Ocak 1990'da John Kerry ve bir grup ABD Kongre üyesi Mihail Gorbaçov'a başvurarak Karabağ'ın kaybıyla barışmayan ve özgürlük mücadelesine yükselen Azerbaycan halkının cezalandırılmasını talep etti. 19 Ocak 1990'da Moskova'da ABD Senatosu dış ilişkiler alt komitesi başkanı Senatör K. Pell, SSCB Dışişleri Bakanı Eduard Şevardnadze'yi Türk düşmanlığı, Hıristiyan-dini düşmanlığı nedeniyle Sovyet liderliğinin Karabağ üzerinde Azerbaycanın yeniden kontrol sahibi olmasını engellemeye çağırdı. Biz bunu ülkelerin iç işlerine ağır müdahale ve suç teşkil eden davranışlar olarak değerlendiriyoruz.
Rusya ve Ermenistan'ın kriminal liderlerinin siyasi çevreleri tarafından gerçekleştirilen 20 Ocak katliamının üzerinden 36 yıl geçti, ancak BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ve diğer uluslararası yasal hükümler ağır bir şekilde ihlal edildi. Mahiyyet ve kapsam itibarıyla 20. yüzyılda işlenen en büyük suçtur. Korkunç suçlardan biri olan bu olayın uluslararası siyasi ve hukuki değerlendirmesi henüz yapılmamıştır. Bu suçtan eski Sovyet ve Ermeni faşist liderleri sorumludur.
#BayrakNamustur #TürkBayrağı #ayyıldız #zergy #Nusaybin #AbiDizisi #Nusaybin #MehmedFetihlerSultanı #SizeDevletiTanıtacağız #NeMutluTürkümDiyene #Rodri #EskiTürkiye #BunlarKürt #meysu #ABDBaşkanıTrump #TCK158 #Irak #Şara #Bahçeli