-
BIST 100
15923,58%-1,25
-
DOLAR
44,36% 0,05
-
EURO
51,34% 0,06
-
GRAM ALTIN
6349,03% -1,15
-
Ç. ALTIN
10592,95% -3,28
Dr. Şehla ASLAN-Alfabe, Kimlik ve Tarihin Sessiz Tanıkları: “1926” Belgeseli Ne Anlatıyor?
Türk dünyasının yakın tarihinde bazı olaylar vardır ki yalnızca bir dönemin değil, aynı zamanda bir kimlik mücadelesinin sembolü hâline gelir.
Azerbaycanlı yazar ve senarist Orhan Fikretoğlu’nun kaleme aldığı, yönetmenliğini Nesimi Memmedoğlu’nun üstlendiği “1926” belgeseli de tam olarak böyle bir dönüm noktasını anlatıyor. Film, 1926 yılında Bakü’de düzenlenen I. Türkoloji Kurultayı’nı merkezine alarak dil, kimlik ve siyasi baskı arasındaki karmaşık ilişkiyi yeniden gündeme taşıyor.

Belgesel, ilk bakışta bir alfabe reformunun hikâyesini anlatıyor gibi görünse de aslında çok daha derin bir meseleye odaklanıyor: Dilin bir milletin kimliği ve tarihsel hafızası üzerindeki belirleyici rolü.
Bir Kurultayın Ötesinde
26 Şubat – 6 Mart 1926 tarihleri arasında Bakü’de gerçekleştirilen I. Türkoloji Kurultayı, Türk dünyasının farklı bölgelerinden gelen bilim insanlarını bir araya getirmişti. Kurultayın en önemli gündem maddesi, Türk halkları için Latin alfabesine dayalı ortak bir yazı sistemi oluşturma fikriydi.
Bu girişim yalnızca teknik bir yazı reformu değildi. Dönemin aydınları için ortak alfabe, ortak bir kültürel alan yaratmanın ve ortak bir tarih bilinci kurmanın anahtarı olarak görülüyordu. Dil, sadece iletişim aracı değil; aynı zamanda kolektif hafızanın taşıyıcısıydı.
Belgesel, kurultayın bu yönünü güçlü bir biçimde ortaya koyuyor. Filmde yer alan akademisyenler, Türk halklarının ilk kez kendi tarihlerini yazma iradesini ortaya koyduklarını vurguluyor.

Umuttan Baskıya
Ancak belgeselin en çarpıcı yönlerinden biri, bu umut dolu başlangıcın kısa sürede nasıl trajik bir sürece dönüştüğünü göstermesi.
Kurultay sırasında Sovyet yönetimi, görünürde halkların kültürel gelişimini destekleyen bir politika izliyordu. Bu durum, Çarlık Rusyası’nın baskıcı mirasından yeni çıkan Türk toplumları için umut verici bir atmosfer yaratmıştı.
Fakat bu özgürlük söylemi uzun sürmedi.
Stalin döneminde Sovyet yönetimi, millî kimlikleri potansiyel bir siyasi tehdit olarak görmeye başladı. Dil, alfabe ve tarih gibi kimliği oluşturan unsurlar doğrudan siyasi denetim altına alındı.

Belgeselin en sarsıcı bölümlerinden biri ise 1930’lu yıllarda yaşanan büyük tasfiyelerin anlatıldığı kısımlar. Kurultaya katılan birçok bilim insanı ve aydın, Stalin döneminin “Kırmızı Terör” sürecinde tutuklandı, sürgüne gönderildi veya idam edildi.
Film bu trajediyi çarpıcı bir kavramla ifade ediyor: “elifba kurbanları.”
Bir başka deyişle, ortak alfabe fikrini savunan aydınlar kısa süre sonra “milliyetçilik” suçlamasıyla cezalandırıldı. Bu durum, yalnızca bireysel trajediler değil; aynı zamanda bir kültürel kopuş anlamına geliyordu. Belgesel, bunu “bir milletin hafızasının susturulması” olarak yorumluyor.

Sinemanın Hafıza Kurma Gücü
“1926” belgeseli yalnızca tarih anlatan bir film değil. Arşiv görüntüleri, röportajlar ve dramatik anlatım dili sayesinde izleyicide güçlü bir tarihsel bilinç oluşturmayı amaçlıyor.
Filmde Azerbaycan, Türkiye, Özbekistan ve Kırgızistan’dan akademisyenlerin görüşlerine yer verilmesi de anlatıya çok sesli bir perspektif kazandırıyor. Konuşmacıların kendi ana dillerinde konuşmaları ise belgeselin en dikkat çekici tercihlerinden biri. Bu durum, Türk dünyasının kültürel çeşitliliğini görünür kılarken ortak köken fikrini de güçlendiriyor.
Geçmişten Günümüze Bir Soru
Belgesel yalnızca geçmişi anlatmakla yetinmiyor. Aynı zamanda günümüze de bir soru yöneltiyor:
1926’da ortaya konan ortak alfabe ve ortak tarih ideali neden hâlâ tam anlamıyla gerçekleşmedi?
Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Türk cumhuriyetleri arasında kültürel ilişkiler güçlenmiş olsa da o dönemde tasarlanan bütüncül birlik vizyonunun hâlâ tamamlanmadığı görülüyor.

Dil ve Kimlik Üzerine Bir Hatırlatma
“1926”, alfabe tartışmasını geçmişte kalmış bir reform meselesi olarak ele almıyor. Aksine dil ile kimlik arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye çağırıyor.
Belgeselin verdiği temel mesaj oldukça açık: Dil ve alfabe yalnızca teknik araçlar değildir. Onlar aynı zamanda bir milletin hafızasının, kültürünün ve geleceğinin temel taşıdır.
Bu yönüyle “1926”, yalnızca bir belgesel film değil; Türk dünyasının geçmişiyle yüzleşmesini ve ortak bir gelecek üzerine yeniden düşünmesini sağlayan güçlü bir hatırlatma niteliği taşıyor.
Filmin linkleri aşağıdadır:
Haber Editörü
HASAN BARIN
Yemenli Milletvekili Gurbette Hastalık ve İhmalle Mücadele Ediyor
Son Dakika: İsrail Basını İddia Etti – İranlı Üst Düzey Komutanın Öldürüldüğü Öne Sürüldü
ROKETSAN’dan Kritik Açıklama: TAYFUN ve SOM Füze Programları Planlandığı Gibi İlerliyor.
İran’da Küçük Protestocu, İsrail’de Karga İstilası
Türkiye’de Yastık Altı Altın 8 Bin Tonu Aştı
Financial Times: "Rusya İran'a SİHA ve lojistik destek gönderdi"
Devrim Muhafızları: “Tel Aviv ve Hayfa’yı yerle bir edeceğiz; Netanyahu ve Trump'ın Entrikalarına Uyup Çocuklarınızı Ölüme Göndermeyin”
BÜYÜK SEYYAHIMIZ EVLİYA ÇELEBİ 415 YAŞINDA
Türkiye’nin TF-2000 hamlesi: Denizlerde yeni güç dengesi mi?
İspanyol askerlerin Irak’tan tahliyesinde Türkiye’nin rolü övgü aldı
Erol Köse’nin ölümü sonrası dikkat çeken vasiyet detayı
ABD 1 Aylık Ateşkes İstiyor
TDT Zirvesi Mayıs’ta Türkistan’da Düzenlenecek
Çin’den Avrupa’ya Yeni Demir İpek Yolu: Azerbaycan Kilit Aktör Oluyor
Türkiye Elektronik Harpteki Küresel Ligede Yeni Aktör
Trump “Görüşüyoruz, Anlaştık” Dedi, Tahran “Gorüşme yok, Anlaşmadık” Diyerek Reddetti: Diplomasi mi Psikolojik Savaş mı?
Muhammed el-Mahlafi-Eski Sana’da Bayram: Acının Kalbinden Doğan Bir Sevinç
ABD’li gazeteciden Mossad’a sert yanıt: “Türkiye Suriye, İran Değil; Tek Vücut Üstunüze Gelir”
İran'dan ABD ve İsrail'e: “Gerçek Kayıplarınızı Açıklarsanız Düzeniniz Çöker”
ÇAĞIN HİTLER'İ KATİL NETANYAHU’NUN CANI YANİNCA AKLINA İNSANLIK GELDİ
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan sert çıkış: “Finans kurumları da meşru hedef”
ABD’li Senatör Chris Murphy’den Savaş Finansmanına Sert Tepki
Zengezur Özgürlük Harekatı Başsağlığı Mesajı Yayınladı
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’ten ABD ve İsrail'e: “Mağdur rolü oynamayı bırakın”
Katar’da acı kaza: 3 Türk personel şehit oldu Eğitim uçuşunda faciaya dönüşen teknik arıza: 7 kişi hayatını kaybetti
Moskova'dan Bakü'ye uçan Aeroflot uçağı, Şeremetyevo havaalanına acil iniş yaptı
Aziz Sancar – Türk Dünyasının Kültür Elçisi
İstanbul Fatih’te iki bina çöktü; göçük altında kalanlar var.
Fransa ekranlarında Türkiye-İspanya yakınlaşması: “İran savaşının öngörülemez sonucu”
İran, Dinamo’da nükleer tesis çevresini vurdu; çok sayıda yaralı var!
Yükleniyor




