15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
Baath iktidarını sona erdiren ve Suriyelilere yeni bir doğuşun kapısını açan askerî operasyon
27 Kasım 2024 sabahının erken saatlerinden sonra Suriye artık eski Suriye değildi. “Saldırıyı Caydırma Operasyonu”nun başlamasıyla birlikte, on dört yıl boyunca süren devrim, savaş ve bölünmenin ardından beklenen an gelmişti. Yalnızca on iki gün içinde Beşşar Esed rejimi benzeri görülmemiş bir hızla çöktü; vilayetler birbiri ardına özgürleşti ve 8 Aralık sabahında savaşçılar başkent Şam’a girerek rejimin sona erdiğini ilan etti. Aynı günün akşamında rejim lideri Moskova’ya kaçarken görüntülendi.
Bu belirleyici operasyonun birinci yıldönümünde Suriyeliler, Baath Partisi’nin 61 yıllık ve Esed ailesinin 53 yıllık hâkimiyetini bitiren, ülkeyi kurumlar devletine ve yeni bir demokrasiye taşıyan bu dönüm noktasını yeniden hatırlıyor.
İlk Kıvılcım: Halep Kırsalı’ndan Seraqib’e
Operasyon, Halep’in batı kırsalından, rejim ve müttefiklerinin İdlib’e yönelik yoğun topçu bombardımanına cevap olarak başladı. Bombardıman birçok sivilin ölümüne yol açmıştı. Savaşın hemen öncesinde, “Heyet Tahrir’uş-Şam”, “Ahrar’uş-Şam Hareketi” ve “Ulusal Kurtuluş Cephesi” ortak bir operasyon odası kurmuştu.
İlk gün rejim güçleri hazırlıksız yakalandı. Muhalif savaşçılar Halep’in batısında 18 köyü ele geçirerek Halep–Şam arasındaki uluslararası yolu kesmek üzere hızla ilerledi. Ertesi gün Seraqib hattında kritik bir dönüm noktası yaşandı. Muhalifler 50’den fazla belde ve köyü kurtararak rejimin en önemli askerî ve ekonomik hattını kopardı.
30 Kasım’da Seraqib tamamen düştü. Aynı anda Halep şehir merkezinde ağır çatışmalar ve rejimin düzensiz geri çekilmeleri yaşandı. Bu boşluğu PKK/YPG güçleri doldurmaya çalışsa da başarılı olamadı.
Halep’in Kurtuluşu… Rejimin Prestijini Çökerten Büyük Sarsıntı
Aralık ayının başında muhalif savaşçılar Halep kentinin tamamını kontrol altına aldıklarını duyurdu. Bu zafer herkes için büyük bir sürprizdi. Şehre düzenli bir giriş yapıldı, kamu kurumları koruma altına alınarak sivillere güvence verildi. Bu durum, yerel toplumun güvenini artırarak rejimi Hama’ya doğru geri çekilmeye zorladı.
Hama ve Humus: Zincirleme Çöküş
Halep’in ardından hedef Hama oldu. Muhalifler yalnızca beş günde Suran ve Taybe el-İmam dâhil olmak üzere Hama’nın kuzey kırsalını tamamen kontrol etti. Ardından Hama ve Humus’un son savunma hattı olan Cebel el-Abidin’de şiddetli çatışmalar yaşandı.
Dağın düşmesiyle rejim çöktü ve 5 Aralık’ta muhalifler Hama’ya girdi. Bu gelişme, Humus’taki rejim güçlerini büyük baskı altına aldı. Aynı dönemde Rusya, muhaliflerin ilerleyişini durdurmak için Rastan’daki köprüleri hedef aldı; fakat savaşçılar engelleri aşarak Humus kırsalına girmeyi başardı. Şam’da eşi benzeri görülmemiş bir panik yaşanıyordu.
Dera ve Süveyda… Devrimin Beşiği Yeniden Ayağa Kalkıyor
Kuzey cepheleriyle doğrudan bağlantısı olmamasına rağmen Dera operasyonla eş zamanlı olarak ayaklandı. 7 Aralık’ta şehir birkaç saat içinde özgürleştirildi. Dalga Süveyda’ya sıçradı ve orada da kent merkezi kısa sürede muhaliflerin kontrolüne geçti. Her iki vilayetin 24 saatten kısa sürede düşmesi, Şam üzerindeki baskıyı katladı.
Şam’ın Kuşatılması… ve Çöküş Anı
8 Aralık sabahı muhalif savaşçılar Şam’a girdi. Saat 06:18’de rejimin resmen düştüğü açıklandı. Akşam saatlerinde Beşşar Esed’in Moskova’da “insanî sığınma” talep ettiği görüntülendi.
Operasyonun en acı sahnelerinden biri Saydnaya Hapishanesi oldu. Binlerce tutuklu serbest bırakılırken, on binlercesinin işkence ve infazla öldürüldüğü ortaya çıktı.
SDG / QSD (PKK-YPG) ve Operasyon Sırasındaki Karmaşık Hesaplar
Operasyon boyunca Demokratik Suriye Güçleri (QSD) birçok tartışmalı hamle yaptı; rejimin çöküşünden doğan boşluğu fırsata çevirmeye çalıştı.
Kuzeyde
QSD, Menbic’ten Halep Havalimanı’na doğru ilerleyerek muhalif hatlarında karışıklık yaratmak istedi; ancak devrimci gruplar hızlı bir karşı hamleyle saldırıyı püskürttü. Bunun ardından QSD Tel Rıfat’ı kaybederek geri çekildi.
Doğuda
Rejim güçlerinin ani çöküşü üzerine QSD kısa süreliğine Deyrizor’u kontrol etti. Daha sonra Fırat’ın doğusunda yalnızca yedi köyde sınırlı varlık bıraktı. Bölge hâlâ QSD ile yeni Suriye hükümeti arasındaki en tartışmalı dosyalardan biri.
Diplomatik Dönüşüm… Suriye Dünyaya Geri Dönüyor
Yeni Suriye devleti, Başkan Ahmed Şer’î liderliğinde benzeri görülmemiş bir diplomatik açılıma girişti. Birkaç ay içinde ülke, on yıldan uzun süren tecritten çıkmayı başardı.
Washington ile ilişkilerin güçlendirilmesi
Şer’î’nin ABD ziyaretinden sonra Başkan Donald Trump, Şam’a karşılıklı ziyaret teklifine açık olduğunu açıkladı. Bu adım, Suriye–ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlandı.
Çin ile açılım
Dışişleri Bakanı Es’ad el-Şeybani’nin Pekin ziyareti, Çin’in Amerikan yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik çekincelerine rağmen gerçekleşti ve ikili ilişkilerde önemli bir eşik oldu.
Moskova ile hassas bir denge
Yeni hükümet, önceki rejimin Rusya ile yaptığı anlaşmalara bağlı olmayacağını, ilişkilerin “kademeli ve dikkatli” şekilde yürütüleceğini belirtti; ulusal haklardan taviz verilmesinin söz konusu olmadığını vurguladı.
Orta Doğu ve Kafkasya’da Tarihî Bir An
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şer’î’nin Azerbaycan’a yaptığı ziyaret, yalnızca diplomatik bir temas değil; iki ülke arasında yeni bir jeopolitik sayfanın açılışıydı.
Şam, geçiş döneminde kendisine örnek olacak istikrarlı ortaklar ararken; Bakü, savaşlardan çıkıp hızla modernleşen, dengeli dış politikasıyla bölgesel güç hâline gelen bir ülke olarak öne çıkıyor. Öte yandan, Suriye Türkmenleri iki halk arasında doğal bir toplumsal ve kültürel köprü oluşturuyor.
Bu ziyaret, istikrar – yeniden inşa – bölgesel entegrasyon ekseninde yeni bir ortaklığın başlangıcı olarak değerlendirildi.
Aynı zamanda Azerbaycan, Karabağ’ın yeniden imarında gösterdiği başarı ve Türkiye–Rusya–İran–Batı arasında kurduğu denge sayesinde bölgesel arabulucu rolünü pekiştirmiş durumda.
Bölgesel Rol
Ürdün ve bazı Arap ülkeleri, özellikle Süveyda dosyasında, Suriye’de istikrar sürecini açıkça desteklediler. Ürdün, silahlı grupların sınır kapısını açma baskılarına karşı net bir tutum aldı.
Siyasi Yol Haritası… Yeni Anayasa ve Başkanlık Seçimleri
Geçiş hükümeti, yeni cumhuriyetin temelini özgürlük ve demokrasi üzerine inşa etmeyi hedefliyor. En önemli adımlar:
• devrim tabanından seçilen yeni Halk Meclisi,
• siyasî hayata yeniden can verecek yeni partiler yasası,
• Adalet ve Uzlaşma Komisyonu ile Kayıp Şahıslar Kurumu’nun kurulması,
• iki parlamento dönemi içinde kalıcı bir anayasa hazırlanması ve referanduma sunulması,
• 4–5 yıl içinde başkanlık seçimlerinin yapılması.
Gözlemcilere göre bu adımlar, meşruiyetin yeniden halktan alınmasını amaçlıyor.
En Büyük Zorluk: Ülkenin Yeniden İnşası
Dünya Bankası’na göre savaşın maliyeti 216 milyar dolar civarında. Acil ihtiyaçlar:
• konut, okullar ve hastaneler,
• su ve elektrik altyapısı,
• patlamamış mühimmat temizliği,
• ulaşım, eğitim ve temel hizmetlerin yeniden işletilmesi.
Bir milyon mültecinin ve iki milyondan fazla yerinden edilmiş kişinin dönüşü, altyapı üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği, Suriye’nin bu kritik aşamada desteklenmesinin bölgesel istikrar açısından hayati olduğunu belirtiyor.
Suriye Tarihinde Yeni Bir Sayfa
Yalnızca bir yıl içinde Suriye’nin politik, askerî ve diplomatik haritası kökten değişti.
“Saldırıyı Caydırma Operasyonu” baskı ve diktatörlük dönemini kapattıysa; önümüzdeki yıllar daha çetin bir görevi yükleniyor: modern, demokratik, adil ve birleşik bir devlet inşa etmek.
Tüm zorluklara rağmen Suriye bugün, Mart 2011’de “özgürlük, onur ve sivil devlet” talebiyle sokağa çıkan halkının hayaline her zamankinden daha yakın.
Bir yıl önce başlayan ve yalnızca on iki gün içinde rejimin çöküşüyle sonuçlanan “Cezaî Taarruz” yada “Saldırıyı Caydırma” operasyonu, Suriye’nin modern tarihindeki en kritik kırılma noktalarından biri olarak kayda geçti. Bu operasyon, yarım asrı aşan otoriter bir yapının sona erişini simgelediği gibi, aynı zamanda halkın on dört yıl boyunca sürdürdüğü direnişin kurumsal bir dönüşüme evrilme sürecinin de başlangıcı oldu.
Bugün Suriye, savaşın harap ettiği bir ülkeden çok daha fazlasını ifade ediyor; yeniden yapılanan bir devletin, yeniden tanımlanan ulusal kimliğin ve yeniden yazılan bir toplumsal sözleşmenin merkezinde duruyor. Eski düzenin yıkılması zorunlu bir adımdı, fakat asıl sınav şimdi başlıyor: adaletin tesis edilmesi, kurumların inşası, demokratik mekanizmaların kalıcılaştırılması ve çok kültürlü toplumsal yapının korunması.
Yeni yönetim, diplomatik açılımlar, anayasal hazırlıklar, ekonomik toparlanma çabaları ve uluslararası işbirlikleriyle umut veren bir rota çizmiş durumda. Ancak bu yol, kırılgan dengeler, bölgesel hassasiyetler ve derin toplumsal yaralar nedeniyle dikkat ve kararlılık gerektiriyor.
Yine de tüm zorluklara rağmen, 2011’de özgürlük ve onur talebiyle başlayan halk hareketi ilk kez hedeflerine hiç olmadığı kadar yakın. Suriye, bir yıl içinde yalnızca siyasi bir rejimi geride bırakmadı; aynı zamanda yeni bir geleceğin fikrini de mümkün kıldı.
Bugün ortaya çıkan tablo, basitçe bir savaşın bitişi değil; bir halkın kendi kaderini yeniden eline alışının hikâyesidir.
#MuhtarBeydili #Suriiye #SuriyeTürkmenCephesi
#MustafaKemalAtatürk #Memur #Geçmiş #MertHakanYandaş #Samsunspor #Kamu #gözaltı #midas #Cloudflare #DünyaTürkKahvesiGünü #TürkKadınınaSeçme #SeçilmeHakkı #Emekli #Kamu #VergiSGKYapılandırma #Asgari #Putin