16257,33%1,85
43,40% 0,02
51,83% -0,78
7399,97% 2,44
12150,23% 3,99
XX. yüzyılın başları, Azerbaycan tarihinde Türkçülük düşüncesinin yalnızca edebî ve publisistik alanda değil, aynı zamanda maarif, yönetim ve resmî belge dili düzeyinde de şekillenip uygulandığı önemli bir dönemdir. Bu döneme ait arşiv belgeleri, millî ideolojinin gerçek toplumsal pratikte nasıl tezahür ettiğini öğrenmek açısından son derece değerli kaynaklardır.
İncelenen belge, eski Arap alfabesiyle Azerbaycan Türkçesinde düzenlenmiş, Kazımemmed Maarif Şubesine ait resmî bir kayıt defteridir. Belge, Türkçülüğün bölge içi, maarifçi ve kurumsal düzeyde varlığını somut biçimde yansıtmaktadır.
Araştırılan materyal günümüzde Şirvan Bölgesel Devlet Arşivinde muhafaza edilmekte olup Kazımemmed (bugünkü Hacıkabul) bölgesiyle ilgilidir. Şirvan arşivi, bölgenin yerel yönetimi, maarif faaliyetleri ve toplumsal yaşamına dair zengin bir belge fonuna sahiptir. Kazımemmed bölgesi, XX. yüzyılın başlarında maarifçilik girişimlerinin ve millî düşüncenin taşraya yayılmasında önemli bir rol oynamıştır. Belgenin özellikle Maarif Şubesine ait olması, Türkçülüğün temel dayanaklarından biri olan ana dilde eğitim ve millî bilincin oluşturulması politikasının yerel düzeyde sistemli biçimde hayata geçirildiğini göstermektedir.
Belge üzerinde önce “1922” tarihinin yazılması, daha sonra bu rakamın “1920” olarak düzeltilmesi özel bir bilimsel önem taşımaktadır. Bu düzeltme, belgenin Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nden sonraki, fakat Sovyet yönetim mekanizmalarının henüz tam olarak yerleşmediği bir geçiş döneminde düzenlendiğini göstermektedir.
1920 tarihinin korunması tesadüfî değildir. Bu durum, Cumhuriyet döneminde şekillenen millî yönetim ve maarifçilik çizgisinin bölgesel düzeyde yaşamaya devam ettiğini kanıtlamaktadır. Dolayısıyla belge, ideolojik açıdan salt Sovyet içerikli olmayıp, Cumhuriyetin Türkçü-maarifçi mirasını taşıyan bir geçiş dönemi ürünüdür.
Halkın Kendini İfade Biçimi Olarak Arşiv Dili
Bu belgede kullanılan dil, yalnızca teknik bir kayıt aracı değildir. Arşiv dili burada, halkın kendini nasıl algıladığının, sosyal ilişkilerini ve yönetim modelini nasıl kurduğunun yazılı ifadesidir. Halk, kendi adını, dilini, düşünce biçimini ve toplumsal ilişkilerini arşiv belgesi aracılığıyla tarihe kaydetmektedir.
Belgede kullanılan “cemaat”, “hizmet”, “meblağ”, “cem’an”, “adları deftere alındı”, “ad ve görev” gibi ifadeler; Rus ya da Fars bürokratik üslubundan uzak, dinî ve millî dil düşüncesine dayalı bir terminolojiyi yansıtmaktadır. Bu durum, Türkçülüğün temel ilkelerinden biri olan millî dilin resmî statüsüne uygunluk göstermektedir. Burada arşiv dili ideolojik açıdan nötr kalmamış, millî kimliğin taşıyıcısı rolünü üstlenmiştir.
Ad Sistemi ve Millî Kimlik
Belgede şahıslar ad-baba adı modeliyle kaydedilmiş; Ruslaştırılmış soyad biçimlerine (-ov/-yev) rastlanmamıştır. Bu durum Türkçülük açısından önemli bir göstergedir.
Kazımemmed Maarif Şubesine ait belgede geçen isimler şunlardır:
1. Hasan bey Muhammed oğlu
2. Aliqulu bey Hüseyin oğlu
3. Mehdi ağa Ali oğlu
4. Ahmed bey Kasım oğlu
5. Musa ağa İsmail oğlu
6. Kerbelayi Rıza Meşedi Ali oğlu
7. Süleyman bey Hacı Abbas oğlu
8. Yusuf ağa Mehmedtağı oğlu
9. Mirza Abdülkerim Aliqulu oğlu
10. Gurbanali bey Ahmed oğlu
Bu isimler yalnızca bireyleri tanıtmakla kalmayıp, bütüncül bir kültür ve dünya görüşü modelini de temsil etmektedir. İsimlerle birlikte kullanılan bey, ağa, mirza gibi unvanların korunması, Sovyet ideolojisinin bu dönemde henüz tam anlamıyla hâkimiyet kurmadığını göstermektedir.
İsimlerin semantik yükü de ideolojik bir anlam taşımaktadır. Örneğin Aliqulu adı Türk-İslam kültür sentezinin ifadesidir; Hasan ve Mehdi gibi adlar ise ahlaki ve dinî değerlerin (o dönemde) millî kimliğin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini göstermektedir. Bu durum, Türkçülüğün İslam’la çelişmediğini; aksine onu millî kimliğin dayanaklarından biri olarak kabul ettiğini ortaya koymaktadır.
Maarif Şubesi ve Türkçülüğün Kurumsal Yansıması
Belgenin Kazımemmed Maarif Şubesine ait olması, Türkçülüğün maarif alanında gerçek ve pratik uygulamasını göstermektedir. Maarifçilik, Türkçülük ideolojisinin temel sütunlarından biridir. Ana dilde eğitimin bölgesel düzeyde örgütlenmesi, millî bilincin oluşumuna hizmet etmiştir.
Sonuç olarak, Kazımemmed Maarif Şubesine ait bu belge, en az beş özelliği itibarıyla kendi döneminde Türkçülüğün doğrudan yazılı bir kaynağı olarak değerlendirilebilir:
1. Resmî dilin Azerbaycan Türkçesi olması;
2. Millî ad ve baba adı sisteminin korunması;
3. Maarif yapısı içinde uygulanması;
4. 1920 tarihinin muhafaza edilmesi;
5. Şirvan Bölgesel Devlet Arşivinde özgün biçimde korunması.
1920–1922 yıllarına ait, Şirvan Bölgesel Devlet Arşivinde saklanan ve Kazımemmed Maarif Şubesine ait bu belge, Azerbaycan Türkçülüğünün dil, maarif, arşiv dili ve bölgesel yönetim düzeyinde gerçek ve belgelenmiş tezahürlerini yansıtan bir kaynak olarak değerlendirilebilir. Arşiv dili burada halkın kendini ifade etme biçimi olarak karşımıza çıkmakta ve millî kimliğin yazılı belgeler aracılığıyla korunduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu belge, Türkçülüğün yalnızca bir fikir olmadığını, aynı zamanda yaşanmış ve belgelenmiş tarihsel bir gerçeklik olduğunu göstermektedir.
Nesibe NESİB (Memmedova)
Azerbeycan Devlet Arşivinin Şirvan Şubesi Müdürü
#KGvGS #DerdinDermizdir #SajeRojava #StarlinkForRojava #DevrikYalıÇocuğu #KobaneUnderSiege #SarıMelekler #TCK158ÇözümŞart #5941ÇekYasasıMağdurları #NETCD #SağlıklıTürkiyeYüzyılı #AKHAN #Hamas