ABD kamuoyunu sarsan yeni bir siber saldırı skandalı, Washington ile Pekin arasındaki gerilimi en üst noktaya taşıdı. Çin hükümeti destekli hackerların yürüttüğü Salt Typhoon adı verilen operasyonun, yalnızca ABD değil, 80'den fazla ülkenin altyapısını hedef aldığı ortaya çıktı.
FBI, saldırıyı "Amerikan tarihinde görülmemiş boyutta" diye tanımlarken, milyonlarca vatandaşın kişisel bilgilerinin, telefon görüşmelerinin ve mesajlarının ele geçirildiğini açıkladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın seçim kampanyası sırasında kullandığı telefonlar ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in iletişimlerinin de hedef alınması, siyasi yankıları daha da büyüttü.
FBI'da görev yapmış siber güvenlik uzmanı Cynthia Kaiser, saldırının boyutunu şu sözlerle anlattı:
"Bu kampanyanın genişliği göz önüne alındığında, hiçbir Amerikalının bu saldırıdan kurtulduğunu düşünemiyorum."
Yetkililer, hackerların ABD'deki altı büyük telekom şirketinin sistemlerine sızdığını, telefon görüşmelerini dinlediğini ve şifrelenmemiş mesajları okuyabildiğini belirtti.
Salt Typhoon'un en dikkat çeken boyutu, doğrudan siyasi liderleri hedef alması oldu. FBI raporlarına göre:
İngiliz istihbarat yetkilileri, hackerların çoğunlukla "ağlardaki eski güvenlik açıklarını" kullandığını açıkladı.
Senato İstihbarat Komitesi'nin kıdemli üyesi, Virginia Senatörü Mark Warner, saldırının büyüklüğünü şu ifadelerle dile getirdi:
"Artık hiçbir telefon görüşmesinin güvenli olduğunu söyleyemeyiz. Korsanlar sadece bilgisayarlara değil, doğrudan konuşmalara ve mesajlara erişebiliyor."
Yetkililer, saldırıların en az 2019'dan bu yana sürdüğünü ve Çin merkezli üç teknoloji şirketiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü.
Eski CIA yetkilisi Jennifer Ewbank, durumu şöyle değerlendirdi:
"Salt Typhoon birçok yönden yeni bir sayfa açıyor. Çin, sabırlı, planlı ve devlet destekli bir şekilde 80'den fazla ülkenin altyapısına yerleşmiş durumda."
ABD ve İngiltere'nin yanı sıra Kanada, Almanya, İtalya, Japonya, İspanya ve Finlandiya da Çin'i sert ifadelerle suçlayan ortak bildiriyi imzaladı. Açıklamada saldırı, "sınırsız ve ayrım gözetmeyen" bir operasyon olarak tanımlandı.
Beyaz Saray'ın siber güvenlikten sorumlu yetkilisi Anne Neuberger, Foreign Affairs dergisinde kaleme aldığı makalede şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bu olay, Çin'in dijital savaş alanında hakimiyet kurmak için pozisyon aldığını gösteriyor."
Uzmanlar, Salt Typhoon'un Çin'in daha önceki siber operasyonlarının bir devamı olduğuna dikkat çekiyor. Çinli hackerlar:
Washington yönetimi, bu saldırının ise önceki operasyonlardan farklı olarak "tam kapsamlı bir dijital casusluk seferberliği" olduğunu vurguluyor.
Saldırının yankıları sadece ABD'de değil, tüm dünyada hissediliyor. Telekomünikasyon, ulaşım, konaklama ve askeri altyapıların yıllardır Çinli hackerlar tarafından izleniyor olması, uluslararası güvenlik mimarisinde yeni bir kriz başlığı olarak değerlendiriliyor.
Analistler, Salt Typhoon'un yalnızca bir "bilgi hırsızlığı" değil, bir tür siber savaş provası olduğuna dikkat çekiyor.
#ABD #Çin #Trump #Vance #SaltTyphoon #SiberSaldırı #FBI #Senato #Casusluk #DünyaGündemi
#Barinajans #Barınajans #Hasan Barın #HayırlıCumalar #millitakım #fileninsultanları #BizimÇocuklar #YanındayızBarışAlper #Gürcistan #Orkun #GönülDağı #Lamine Yamal #İspanya Milli Takımı #Afiyetle #SunudForGaza #FeneriSARANHeyecan #Mustafa Sandal #VakıfbamiAdaletiOl #Djokovic #Alcaraz #Protokolü Awards #Muçi #Venezuela #Komisyon ÇözümGenelAf #Amacın #Dikkat #Recep Tayyip #Kılıçdaroğlu #Angela Rayner