Tarih: 17.02.2026 22:57

17 Şubat - 4 Mart 1923, İzmir İktisat Kongresi.

Facebook Twitter Linked-in

 

Kongre'de, Batı'ya liberal ekonomi mesajı verildi. 1930 yılı itibariyle buhran döneminde olsa da dünya, Sıkı bir devletçilik anlayışı ile, Komünist Rus dostluğuna rağmen ekonomik anlayıştan vazgeçilmedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk:
"Siyasî, askerî muzafferiyetler ne kadar büyük olursa olsunlar, iktisadi muzafferiyetler ile tetviç edilemezlerse husule gelen zaferler payidar olamaz, az zamanda söner. Bu itibarla en kuvvetli ve parlak zaferimizin dahi temin edebildiği ve daha edebileceği semeratı nafıayı tesbit için iktisadiyatımızın, hâkimiyeti iktisadiyemizin temin ve tarsîn ve tevsii lâzımdır." demiştir.

İzmir İktisat Kongresi'nin sonuç metni itibariyle Misak-ı İktisadinin önemli kararları şunlardır:

• Yerli malı kullanılması sağlanmalıdır
• Teknik eğitim geliştirilmelidir.
• Ham maddesi yurt içinde olan sanayi dalları kurulmalıdır
• Küçük imalattan büyük işletmelere geçilmelidir
• Özel teşebbüse kredi sağlayacak bir devlet bankası kurulmalıdır
• Demiryolu inşaatı programa bağlanmalıdır
• Öğrencileri Üretime aktaracak teşvikler ve fikirlerde bulunulmalıdır
• Köy ve Köylünün Ekonomiye katkısı arttırılmalıdır
• Öğretmenlere üretim teşvikiyle görevler verilmelidir
• Yabancıların kurduğu tekellerden kaçınılmalıdır
• İşçilerin durumu düzeltilmelidir.

Cumhuriyet döneminin ilk ulusal bankası olan İş Bankası, Atatürk'ün direktifleriyle İzmir Birinci İktisat Kongresi'nde alınan kararlar doğrultusunda 26 Ağustos 1924 tarihinde kuruldu.

İş Bankası ilk Genel Müdürü Merhum 3. Cumhurbaşkanımız Sn. Celal Bayar'ın liderliğinde iki şube ve 37 personel ile hizmete başladı. Düşünün ki ne kadar kıymet verildiğini bu kongre kararlarına. Atatürk'ün en yakın dostlarından birini, genel müdür ataması boşuna değildir.

İzmir İktisat Kongresi, Milletimizin siyasi bağımsızlığını ekonomik bağımsızlıkla taçlandırma kararlılığının bir ifadesidir.

Lozan görüşmelerine devam ederken bu toplantıların hem de yeni işgalden kurtarılan İzmir'de yapılması çok daha manidardır.

 

9 Eylül 1922, sadece İzmir´in kurtuluşu değildir.
"Bütün Cihan işitsin ki Efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır." diyen Mustafa Kemal Atatürk'ün ve bu vatanın asıl sahiplerinin son imzasıdır." Derken;

Atatürk ve Osmanlı'dan miras Yeni Türkiye Cumhuriyeti topyekün varlığını, gücünü, hedeflerini, sonsuza kadar bu aziz topraklarda varlığının devam edeceğini ilan etmek ve dikte ettirmek istemiştir.

'Bu topraklar halkı ile, yeraltı yer üstü zenginlikleri, ormanı, madeni, hayvanı, bitkisi, havası, suyu, her şeyi ile Türklerindir bilesiniz' demiştir.

Atatürk'ün öncülüğünde toplanan bu kongre, "tam bağımsız Türkiye" idealinin ekonomik temellerini atmış; üretimi, yerli sanayiyi ve milli kalkınmayı esas alan bir yol haritası çizmiştir.

Sonuç olarak;
Mustafa Kemal Atatürk'ün iktisadî zaferlerin, askerî zaferlerden daha kalıcı olduğu, sürdürülebilir bağımsız Türkiye için millî ekonominin güçlü olması gerektiği, millî egemenliğin iktisadî egemenlikle güçleneceği yönünde ileri görüşlülüğü halen bugün de güçlü Türkiye'nin yoluna ışık olmaktadır.

Türkiye, Dünyanın En büyük 15 Ekonomisinden biridir. 
Önümüze Taş koyan mihraklara rağmen, Atalarımızın çizip, Serdar olduğu, Türklük Mefkuremizin, Ülkü yolculuğuna, Revan olmaya devam ediyoruz.

#İzmirİktisatKongresi
#MustafaKemalAtatürk




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —